Her Ömrün bir eylülü vardır (Hoş gelmişsin Sonbahar)

 

Yaz günlerinin sonuna doğru gelmeye başladık. Sıcaklıklar etkisini bir bir yitirmeye başladı bile. İlkbahar ve Yaz’ı şen şakrak mutlulukla gezerek geçirdik. Şimdi hazan mevsimini karşılama zamanı. Yeni Bir Eylül Yeni bir Sonbahar. Alev rengi hüznüyle sonbahar dış mekânlar söz konusu olduğunda belli ki bana her defasında hep aynı duyguları yaşatıyor. Ayva sarı, nar kırmızı, keyifli bir ateşmiş Eylülde sonbaharı yaşamak. İç mekânlarımda açılıp kapanan beyaz ve ışıklı kanatları, sihirli rüzgârı, büklüm büklüm dalgalanan ipek bir şal gibi kayarak akıyor. Yaprak dökümü başladığında yeni bir hüzün kaplıyor yüreğimi. Eylülü şatafatlı bir ayinle karşılıyorum. İçimde kırık dökük cevapsız sorular yok. Bir önceki tren gitmiş, bir sonraki de gelmeyecek bir istasyonun yolcusu gibi de değilim aslında. Eylül hazan mevsimi olabilir, ama gelecek adına her zaman umut kaynağı olmuş bir aydır. Eylül ayını ayrı severim ne çok sıcak nede soğuk en güzel kartpostal fotoğrafların çekildiği zamandır.

  Her mevsimin ayrı bir güzelliği vardır elbette ama Eylül ayının güzelliği herkes için ayrı bir özelliği vardır. Kimine göre hüzün kimine göre mutluluk verir. Sonbaharın gelişi ise bana huzur veriyor. Hayallerim, umutlarım bu ayda yaşamak istediğim güzel anlar var ve bu anları ölümsüzleştirmek için çabalarım. Çocukluğumun en güzel geçtiği kurumuş ağaçların altında yaprak dökümünü seyretmek için sabırsızlanıyorum. Rüzgarın uğultulu sesiyle Rengarenk düşen yaprakların güzelliği ve özlemi içimde ayrı bir hüzün ve mutluluk yaşatıyor. Demli çayın tadı bu mevsimde farklı gelir insana. Yağmurların başlamasıyla sevgili ile el ele tutuşup yürümek  ona daha bir sıkı sarılmaktır sonbahar. Sokakta kestanecilerle karşılaşmaya başlamak demek sonbahar. Yaşamın her dönemi kendine has güzellikler barındırıyor. Bu güzelliklerden istifade etmenin en güzel ay olduğu şüphesiz ki Eylül ayıdır. Yaprakların  döküldüğü mevsim olarak görünse de, esas sebebini Necip Fazıl ‘’Yaprak sıkılmıştı ağaçtan, bahaneydi sonbahar’’ deyişiyle sonbaharı da yaprağı da incitmeden şairane tarif ediyor. Kalpleri ısıtan o Rengarenk yaprakların asalet, sadelik ve zarafeti ortaya çıkardığı en güzel mevsimdir sonbahar. Sevmek ve Sevilmek için duyguların en zarifidir Eylül. Sonbahar bir şiirle karşılar, bir hüzünle konuk edilir, bir masalla uğurlanır. Yazımın sonlarına doğru gelirken sizleri Cemal Süreyya’nın o eşsiz Eylül şiiri ile baş başa bırakıyorum.

Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.

Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundan dı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.

İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

(CEMAL SÜREYYA EYLÜL’DÜ)

thumbs-b2-0f7bc8083eb93fb8ce30ae1758b2574d.jpg

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.