Düğün Değil, Borç Başlıyor

 

Eskiden evlilik denildiğinde akla umut gelirdi…
Yeni bir hayat…
Yeni bir yuva…
İki insanın sevgiyle kurduğu bir gelecek…

Şimdi ise gençler evlilik lafını duyunca heyecanlanmıyor, kaygılanıyor.

Çünkü artık evlenmek, mutluluğa adım atmaktan çok, ağır bir borcun altına girmek anlamına geliyor.

Bugün Hakkâri’de de, Türkiye’nin birçok yerinde de manzara aynı:
Birbirini seven gençler var ama evlenemeyen gençler de var.

Sebep sevgisizlik değil…
Sebep imkânsızlık.

Bir düğün yapmak artık sadece bir tören düzenlemek değil;
Salon masrafı, takılar, mobilya, beyaz eşya, yemek derken gençlerin omzuna kaldırılması güç bir yük bindiriliyor.

Öyle ki artık birçok genç “Nasıl evlenirim?” sorusunu değil, “Bu borcun altından nasıl kalkarım?” sorusunu düşünüyor.

Daha yuva kurulmadan borç başlıyor.
Daha hayat başlamadan yük başlıyor.

Oysa evlilik iki insanın birbirine “evet” demesidir.
Ama biz bunu öyle zorlaştırdık ki, gençler “evet” demekten korkar hale geldi.

Özellikle Hakkâri gibi ekonomik şartların daha ağır hissedildiği yerlerde bu yük daha da büyüyor.
Gençler çalışıyor ama yetmiyor.
Aileler destek olmak istiyor ama gücü yetmiyor.

Buna bir de toplum baskısı ekleniyor.

“Düğün büyük olsun.”
“Şu eksik olmasın.”
“El âlem ne der?”

İşte gençleri asıl ezen de bu anlayış oluyor.

Çünkü artık düğünler ihtiyaç için değil, gösteriş için yapılıyor.
Gösteriş büyüdükçe masraf artıyor, masraf arttıkça umut azalıyor.

Bir zamanlar küçük imkânlarla büyük mutluluklar kurulurdu.
Şimdi büyük masraflarla küçülen hayaller var.

Bugün birçok genç evliliği erteliyor.
Bazıları sevdiği insanla yuva kurma hayalini yıllarca bekletiyor.
Bazıları ise sırf bu yükün altına girmemek için vazgeçiyor.

Bu sadece ekonomik bir sorun değildir.

Bu, bir neslin geleceğini etkileyen sosyal bir meseledir.

Çünkü gençlerin evlenemediği yerde aileler gecikir.
Ailelerin geciktiği yerde toplumsal yapı zedelenir.
En önemlisi de umut zayıflar.

Artık şunu kabul etmek gerekiyor:

Evlilik bir yarış değildir.
Düğün bir gösteri değildir.
Yuva kurmak lüks değildir.

Gençleri düğün masrafları altında ezmek, onların geleceğini daha başlamadan tüketmektir.

Bugün gençlerin en çok ihtiyacı olan şey daha büyük salonlar değil;
daha sade düğünler, daha az baskı ve daha çok anlayıştır.

Çünkü evlilik borçla değil, umutla başlamalıdır.

Ama ne yazık ki bugün birçok genç için evlilik,
mutlulukla değil…
borçla başlıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
4 Yorum