Hatimoğulları'ndan çerçeve yasa çağrısı

Hatimoğulları'ndan çerçeve yasa çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Üzerinde uzlaşılan bütün başlıklar çerçeve yasanın içinde yer almalı” dedi.

 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantısı'nda ekonomi, tarım, Gülistan Doku soruşturması, çocuklara yönelik yasa teklifi ve Kürt meselesinin çözüm sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, çerçeve yasanın İmralı'da oluşan mutabakat temelinde hazırlanması gerektiğini belirterek, Abdullah Öcalan'ın süreci yürütebilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların oluşturulmasını istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, grup toplantısında yaptığı konuşmada ekonomik krizden tarım politikalarına, Gülistan Doku soruşturmasından çocuk haklarına ve çözüm sürecine kadar birçok başlıkta hükümeti eleştirdi.

Konuşmasının başında CHP'nin "Yeni Parti" adıyla yeniden yapılanmasını kutlayan Hatimoğulları, daha sonra gündemini ağırlıklı olarak ekonomik kriz ve çözüm sürecine ayırdı.

"Çiftçi üretimden koparıldı"

Türkiye'de yurttaşların en temel sorununun gıdaya erişim olduğunu söyleyen Hatimoğulları, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini savundu.

Gübre, mazot, enerji ve yem maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Hatimoğulları, çiftçinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını belirterek, hükümetin ithalat politikalarının üreticiyi tasfiye ettiğini söyledi.

Soğan üretiminin Türkiye'de 15 liraya mal olduğunu, buna karşılık Mısır, İran ve Özbekistan'da maliyetin 3 lira seviyesinde bulunduğunu aktaran Hatimoğulları, "Çiftçi borçla ekiyor, borçla biçiyor, borçla yaşıyor" dedi.

Tarımın yeniden ayağa kaldırılması için taban fiyat garantisi, girdi destekleri, üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi, faizsiz kredi, çiftçi borçlarının yeniden yapılandırılması ve ithalata dayalı değil yerli üretimi esas alan planlama çağrısı yaptı.

Hatimoğulları ayrıca barış sürecinin başarıya ulaşmasının tarım açısından da önem taşıdığını belirterek, boşaltılan köylere dönüşün teşvik edilmesi, mayınlı arazilerin temizlenmesi ve tarım ile hayvancılığın yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi.

Gülistan Doku soruşturması

Hatimoğulları, Gülistan Doku dosyasında son dönemde yaşanan gelişmelerin yalnızca bir kayıp dosyası olmadığını, kamu görevlilerinin de soruşturma kapsamında yer aldığı ciddi iddiaların bulunduğunu ifade etti.

Soruşturmanın kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme ve suçluyu kayırma gibi suçlamaları içerdiğini belirten Hatimoğulları, dönemin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmanın sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Nadira Kadirova, İpek Er, Rojin Kabaiş ve diğer kadın dosyalarını da hatırlatan Hatimoğulları, DEM Parti'nin kadın cinayetleri ve kayıp dosyalarının takipçisi olacağını dile getirdi.

Dersim'de uzun yıllardır süren asimilasyon politikalarının devam ettiğini savunan Hatimoğulları, Gülistan Doku dosyasının bölgedeki karanlık yapılanmaları da ortaya çıkardığını öne sürdü.

Çocuklara yönelik yasa teklifi eleştirisi

TBMM gündemindeki çocuklara ilişkin yasa teklifini de değerlendiren Hatimoğulları, düzenlemenin çocukları korumak yerine daha ağır cezalar getirdiğini savundu.

Çocukların suça sürüklenmesinin temel nedenlerinin yoksulluk, eğitimden kopuş ve çocuk işçiliği olduğunu söyleyen Hatimoğulları, son altı ayda 36 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

DEM Parti'nin Çocuk Bakanlığı kurulmasına yönelik kanun teklifini Meclis'e sunduğunu belirten Hatimoğulları, çocukların cezalandırılmasının değil korunmasının esas alınması gerektiğini ifade etti.

"Çerçeve yasa artık son aşamada"

Hatimoğulları konuşmasının önemli bölümünü Kürt meselesinin çözümü kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasaya ayırdı.

Yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin kritik bir aşamaya geldiğini belirten Hatimoğulları, DEM Parti heyetinin 20 Temmuz'da Abdullah Öcalan ile görüştüğünü, ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da partilerini ziyaret ederek yasa taslağının Meclis kapanmadan sunulacağı bilgisini paylaştığını söyledi.

Çerçeve yasanın Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Hatimoğulları, tüm siyasi partilerin tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın önünü açacak düzenlemeye katkı sunması gerektiğini ifade etti.

"İmralı'daki mutabakat yasaya aynen yansıtılmalı"

Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın son görüşmede 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalınmasını ve kardeşlik hukukunu güvence altına alacak yasal zeminin oluşturulmasını istediğini söyledi.

Çerçeve yasanın yalnızca geçici bir düzenleme olmaması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, "Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Üzerinde uzlaşılan bütün başlıklar çerçeve yasanın içinde yer almalı. Böylece yasa sadece kağıt üzerinde kalmaz, pratikte de karşılık bulur" dedi.

"Öcalan'ın çalışma koşulları oluşturulmalı"

Hatimoğulları, sürecin İmralı'da Abdullah Öcalan tarafından yürütüldüğünü belirterek, hazırlanacak çerçeve yasanın bu gerçeği dikkate alması gerektiğini söyledi.

Öcalan'ın süreci ilerletebilmesi için "özgür çalışma ve yaşam koşullarının" sağlanmasını isteyen Hatimoğulları, gazetecilerin, hukukçuların, kadın örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun farklı kesimlerinin İmralı'ya giderek Öcalan ile görüşebilmesinin önünün açılması çağrısında bulundu.

"Toplumsal barışta buluşmalıyız"

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini belirten Hatimoğulları, farklı siyasi görüşlere rağmen toplumsal barış ortak paydasında buluşulması gerektiğini söyledi.

"Halkların iradesi tanınmadan demokrasi kurulamaz, adalet ertelenerek barış inşa edilemez" diyen Hatimoğulları, barış, demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinin ortaklaştırılması çağrısında bulundu.

20 Eylül kongresi mesajı

Konuşmasının sonunda partisinin 20 Eylül'de yapılacak büyük kongresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, kongre hazırlıklarının sürdüğünü söyledi.

İl konferanslarının tamamlandığını, bölge konferanslarının ise devam ettiğini belirten Hatimoğulları, ardından merkezi konferans ile çeşitli çalıştayların gerçekleştirileceğini ifade etti.

Kongre sürecinde barış, demokrasi, adalet ve özgürlük başlıklarının öncelikli gündemleri olacağını dile getiren Hatimoğulları, "Demokratik toplumu inşa etmek için en geniş kesimlerle tartışıyoruz. Kararlılıkla ve umutla ilerliyoruz. 86 milyon yurttaşın eşit, özgür ve adil bir düzende yaşadığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

Hatimoğulları, kongrenin yalnızca parti içi bir organizasyon olmayacağını, alternatif yönetim anlayışının ve demokratik mücadele perspektifinin ele alınacağı bir süreç olarak hazırlandığını kaydetti.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.