'O rütbelilerin rütbeleri söküldü şimdi içerde hesabını veriyorlar'
Başbakan Binali Yıldırım, İzmir'de esnaf buluşmasına katıldı.
Başbakan Binali Yıldırım, referandum çalışmalarını sürdürdüğü İzmir'de, esnaf odalarının temsilcileri ve üyeleriyle bir araya geldi. Burada konuşan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirip, "Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki gururlanarak, 'Ben 82 anayasasına hayır' dedim. Ben de 'Hayır' dedim. Çünkü o anayasaya yapılırken kimseye sorulmadı. Darbe anayasası. Şimdi de 'Hayır' diyor. Nedir bu? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Bunu değiştiriyoruz kardeşim. Ona da 'Hayır' dedin, buna da 'Hayır' diyorsun" dedi.
Referandum çalışmalarını İzmir'de sürdüren Başbakan Binali Yıldırım, Kaya Termal Otel'de, kentteki esnaf odalarının yöneticileri ve üyeleriyle kahvaltıda bir araya geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican'ın ardından konuşan İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu, hükümetin esnafa yönelik desteklerini anlatıp, "Sizinle aynı masada oturmaktan, sofrayı paylaşmakta mutluluk duyduk. Size sıcak ekmek veren fırıncı burada, işe götüren minibüsçü burada, herkes burada. Sayın Başbakan'a teşekkür ediyorum. Taleplerimiz de var. Bankalar naz yapıyor. Vermiyorlar bize KOSGEB kredisini. Bunun için destek istiyoruz. Dükkan kirası kadar katı atık ödüyoruz. Su faturalarından katı atık bedelinin kaldırılmasını istiyoruz. Uçak ve gemilerdeki gibi akaryakıt desteği istiyoruz. Milli Piyangocularımız var. Bu arkadaşlarımızın haklarının, Milli Piyango özelleştiği zaman korunması lazım. Yoksa özelleştirmeden sonra hepsi işsiz kalır. Emeklilik gününde adaletsizlik var. Bunların çözülmesi talebimizdir" dedi.
İzmir Milletvekili Necip Kalkan da esnaftan gelen her talebi, hükümete ilettiklerini anlattı.
"BEN DE ESNAFLIK YAPTIM"
Konuşmalardan sonra Başbakan Binali Yıldırım, kürsüye çıktı. Esnafa seslenen Başbakan Binali Yıldırım, kendisinin de esnaflık yaptığını allatıp, "Ahi Evran'ın torunlarıyla beraberiz. Ben de esnaflık yaptım. Necip Kalkan'dan daha önce şehirlerarası otobüsüm vardı. İlk Mercedesler çıktığında bir otobüs aldık babamla. Otobüsçülük yaptık. Esnaflığın ne demek olduğunu iyi bilirim. Alın teri demektir. Çile demektir. Dişiyle tırnağıyla kazanmak demektir. Havada bulup tavada yemek değildir. Rantiyecilik değildir. İhracatımızın yüzde 60'ı sizin çabalarınız, ürünlerinizle olur. Türkiye ekonomisinin bel kemiğisiniz. Ekonomimizi ayakta tutan esnafımızdır. Zor zamanda da iyi zamanda da hep siz varsınız. Masa başında bulunup ülkeyi yönetmeye kalkanlar geçmişte bu ülkenin başına neler getirdiğini hep gördüm. Doğru karar vermek için sahadan geleceksiniz. Damdan düşeceksiniz. Bunu yapamazsanız, yaptığınız iş kimsenin derdine derman olamaz. Hayat zordur, mücadele etmek gerekir. Mücadele etmeden, yorulmadan, terlemeden yaşamak mümkün değil. Başkalarının güdümü altına girersiniz. Biz bu mücadeleyi başkalarının uydusu olmamak için, kendimiz olmak için, bölgemizde güvenin istikrarı olmak için onurlu bir mücadele veriyoruz" dedi.
"NİYE TÜRKİYE'YE BU KADAR SALDIRIYORLAR?"
"Niye Türkiye'ye bu kadar saldırılıyor düşündünüz mü" diye soran Başbakan Binali Yıldırım şöyle devam etti:
"Herkes Türkiye'ye saldırıyor. Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan söylenmesi gerekeni söylüyor. Birileri konuşup onun arkasından konuşmuyor, 'Bölgede Türkiye var. Türkiye'ye rağmen bölgede operasyon yapamazsınız' diyor. Türkiye bunu geçmişte söyleyemedi. Çünkü Türkiye'nin gerekli gücü yoktu. Bugün Allaha şükür savunma sanayisi yüzde 24'ten yüzde 65 yerlilik oranına gelmiştir. Türkiye var. Savunması için gerekli olan her türlü araç gereci yapabilecek bir Türkiye'ye gelmiş bulunuyoruz. Borç alan ülke yok mu? Herkes alıyor ama sürdürülebilir olması lazım. Şartlar olumsuza döndüğü zaman elinin tersiyle itmen lazım. Bu da birlikte beraberlikle olur. Başka vatanımız, bayrağımız yok. 15 sene her türlü olumsuzluğa rağmen dünyanın gıptayla izlediği büyük işler yaptık. Güçlü olmamız lazım. Güçlü olmanın yolu da engelleri ortadan kaldırmaktır. 15 yıldır iş yapıyoruz. Çok iş yapıyoruz. Ama şeytan taşlamaktan vakit buldukça iş yaptık. Şimdi artık bu engelleri teker teker kaldıracağız. İşi sahibine vereceğiz. İşin sahibi millettir. Kendimizi yenileyeceğiz, geçmişe takılıp, bozup plak gibi aynı şeyi tekrarlarsak gelişimi yakalayamayız. 'Bu sistem niye değişiyor?' Bunu söyleyen Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki gururlanarak, 'Ben 82 anayasasına hayır' dedim. Ben de 'Hayır' dedim. Çünkü o anayasaya yapılırken kimseye sorulmadı. Darbe anayasası. Şimdi de 'Hayır' diyor. Nedir bu? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Bunu değiştiriyoruz kardeşim. Ona da 'Hayır' dedin, buna da 'Hayır' diyorsun."
"ANAYASA SÜREKLİ İKTİDAR ÜRETİYOR"
Anayasanın sürekli iktidar ürettiğini söyleyen Başbakan Binali Yıldırım, "Yeni sistemle Belirsizlik ortadan kaldırıyor. Seçim oldu ne olacak sorusu ortadan kalkıyor. Ama mutlaka işin sonunda iktidar var. Çünkü siz karar veriyorsunuz. Sandığa gidiyorsunuz, ülkeyi kim yönetecek belli. Bunun neyi yanlış? Şeçim oldu günler geçti, hükümet yok. Kuruldu, kurulmadı. Güvenoyu aldı, almadı. Bunlar ortadan kalkıyor. Çünkü siz seçiyorsunuz. Garantili hükümet var. Tek adam, padişahlık! Milletin patron olduğu yerde padişahlık olur mu? Çocuk mu kandırıyorsunuz. İşin sahibi millet yetkiyi verdi, yetkiyi aldı. Bitti. Partilere var, herkes seçime giriyor. Nasıl inandıracaksınız insanları padişahlığa? Oğul babayı bile yanlış söylediği zamana dinlemiyor. Hala siz tek parti döneminin hikayelerini anlatıyorsunuz. Tek adam o zaman vardı. Şimdi yok. Şimdi milletini adamı var, Recep Tayyip Erdoğan var. Onun gibileri ülke yetiştirecek. Gençlere siyasetin önü açılıyor. Bunun ne mahsuru var? Gençler siyasete girmesin mi? Karşı çıkıyor ama kendi kendine tezata düşüyor. CHP tüzüğünde gençlik kotası var. Sırf bunu AK Parti, MHP getirdi diye doğru olan şeylere de karşı çıkıyor. Yetmedi, '2011 seçim beyannamelerinde seçilme yaşını 21'e düşüreceğiz' diyor. 2015 yılının 5 Şubat'ında bir milletvekilleri teklif veriyor. Seçilme yaşı 18 olsun. Şimdi bunlar ortadayken 18 yaş 25 yaş arası insanlar siyasete girmesin! Oy versin ama karışmasın! Böyle bir anlayış olur mu? Gençlere güvenmeyen geleceği güvenmez. Biz onlara ülkeyi teslim edeceğiz. Öğrenecekler. Ülkeyi öğrenecekler. Siyaseti öğrenecekler, ülkenin değerlerini öğrenecekler. O beğenmediğiniz gençler, 15 Temmuz gecesi meydanlardaydı. 39 şehidimiz, 25 yaşın altında. Sizin beğenmediğiniz gençler bu bayrağı düşürmedi, bu ezanı dindirmedi" dedi.
"ALÇAKLARIN KANDİLİNİ SÖRDÜRECEĞİZ"
Terörle mücadeleden de bahseden Başbakan Binali Yıldırım şunları söyledi:
"Yolları böldük ama insanları birleştirdik. O alçakların kandilini de söndüreceğiz. İstedikleri kadar Avrupa'da orda burada sırtlarını sıvazlayanların yanında 'hayır' kampanyası yapsınlar. FETÖ, PKK, DEAŞ bazı ülkelerle kol kola vermiş, omuz omuza vermiş Türkiye'de 'hayır' çıkması için kendilerini parçalıyor. Hiç merak etmeyin siz bu milleti tanımadınız hala, tanımadınız bu milleti! Size pazar günü öyle bir cevap verecek ki, bir daha yerinizden kalkamayacaksınız. Türkiye'nin iyiliğini kim istiyor kim istemiyor bakın. Burada CHP'ye oy veren kardeşlerimizi tenzih ediyorum. AK Parti'ye oy verenlerle ilgili konuşmuyoruz. Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz. Türkiye bir kararın arifesinde. Dünyayı ileriye götürecek ülkeler arasına gidecek mi? Bu bir seçim değil. Ülkemiz hakkında karar vereceğiz" dedi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİ ANLATTI
Anayasa değişikliğine ve gelen eleştirilere değinen Başbakan Binali Yıldırım, "Yargı, darbeden kalmış bir yargı. Askerler ayrı yargılanıyor, siviller ayrı yargılanıyor. Kanun karşısında herkes eşittir. Oralarda rütbe geçmez. O rütbelilerin, rütbeleri söküldü şimdi içeride hesabını veriyorlar. Bu milletin başına tankı uçağı kullanırsan rütbeni sökerler, seni de kodese atarlar. Bu göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bu işin dışındadır. Biz asker kılığına girmiş teröristlerden bahsediyoruz. FETÖ teröristlerinden bahsediyoruz. Onlar bu ülkeye, TSK'ya çok zarar verdi. Şimdi artık devleti bu virüslerden, mikroplardan temizleme zamanı gelmiştir. Onu da başarıyla yapıyoruz. Milletimiz arkamızda. Her türlü devlet içindeki yapılanmayı temizliyoruz. Hiç kimse, hiçbir gurup, devletle bilek güreşi tutamaz. İrade olmayan yerde idare olmaz. İrade tektir. İrade, Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Onun dışında bir yapıya asla fırsat, imkan verilmeyecek. Güçlü ve devamlı iktidar olacak" diye konuştu.
AYAR VERİYORUZ, MERAK ETMEYİN
Esnafın kendilerinden taleplerine de değinen Başbakan Binali Yıldırım, bankalara yönelik eleştiri için, "Ayar veriyoruz hiç merak etmeyin, sürekli tepelerindeyiz. Merak etmeyin. Onların da yaşaması lazım. Sistemin birlikte yaşaması lazım. Taleplerinizde var, bunları biliyoruz. Biz ne yapacağız paraları. Elde ne kadar imkan varsa vatandaşın, esnafın ihtiyaçlarını karşılayacağız. Görevimiz bu. Çünkü bu paralar sizin, siz üretiyorsunuz, topluyorsunuz. Lazım olduğu zaman size verilecek, bizde bir söz var 'El eli yıkar el de yüzü yıkar" dedi.
9 Nisan Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la İzmir'de yaptıkları mitinge de değinen Yıldırım, "Gündoğdu Meydanı'nda 200 bin kişiyi denizle buluşturdunuz. Milleti denize dökeceklerini söyleyenlere en güzel cevabı verdiniz" diye konuştu.
ESNAF ZİYARETİNDE, ASKER ARKADAŞI ÇIKTI
Başbakan Binali Yıldırım, referandum çalışmalarını sürdürdüğü İzmir'de, Gaziemir İlçesi'ni ziyaret etti. Abdullah Arda Meydanı'ndaki mitingite halka seslenmeden önce Önder Caddesi üzerinde konvoyu durduran Başbakan Binali Yıldırım, esnafı ziyaret etti. İşyerlerine giren Başbakan Binali Yıldırım, hem esnafı dinledi, hem de istekleri geri çevirmeyip onlarla fotoğraf çektirdi.
Bu arada Binali Yıldırım, ziyaret ettiği işyerlerinden birinde 'asker arkadaşı' sürprizi yaşadı. İşyerinde bulunan Feyzullah Doğan, birlikte bulundukları askerlik fotoğrafını Başbakan Yıldırım'a gösterdi. Bu sürprize sevinen Başbakan Binali Yıldırım, Doğan ile anılarını yadedip, ortak arkadaşları hakkında birbirlerinden bilgi aldı.
Başbakan Binali Yıldırım ziyaretlerinden sonra, meydana geçti, burada kendisini bekleyenlere seslendi. "İzmir'le gurur duyuyorum" diyerek konuşmasına başlayan Başbakan Yıldırım, "İzmir demokrasinin merkezidir. İzmir hoşgörünün merkezidir. İzmir kurtuluşun, istiklal mücadelesinin zaferle sonuçlandığı şehrin adıdır. İzmir, Türkiye'nin özetidir. Ne yazık ki bugün bazıları iyi sözlerle anmıyorlar. Hatırlayın birkaç gün önce CHP milletvekili İzmir'i kast ederek, evet verenler için 'Evet verirseniz, nasıl düşmanı İzmir'den denize döktüysek, sizi de denize dökeceğiz' diye açıkca millete meydana okumuştur. İzmirlileri, bu ülkenin asil evlatlarını, düşmanla aynı safa koymuştur. Sen kimsin? Senin ne haddine. İşte İzmir, İzmir sana pazar günü cevabını verecek. Bu densizlere bu haddini bilmeyenlere pazara günü cevap vermeye var mısınız" dedi.
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ı da eleştiren Başbakan Binali Yıldırım, "Bir tanesi de yıllardır CHP'nin genel başkanlığını yapmış, tecrübeli. 'Eğer hayır çıkarsa pazar günü düşmanın İzmir'den denize döktüğümüz kadar mutlu olacağım' diyor. Yakışır mı bu? Bu yakışır mı? Millete bu söylenir mi? Burdan söylüyorum evet de veren hayır da veren başımın tacıdır. Biz 80 milyonu kardeş, bir, beraber bildik. Birlikte Türkiye olduk. Milleti ayrıştırmaya kimsenin hakkı yok. İzmir milletvekili de Trabzon'da ne diyor, nasıl hakaretler ediyor. Buradan söylemekten hicap duyduğum küfürler ediyor. Yakışır mı? İzmirlinin ağzına küfür yakışır mı? Bunlara cevabı vermeye hazır mısınız?" diye konuştu.
ANAYASAYA KİMLER KARŞI ÇIKIYOR
Anayasaya kimlerin karşı çıktığı sorusunu da vatandaşlara saran Başbakan Binali Yıldırım, "15 Temmuz'da asker kılığına girmiş FETÖ teröristleri, bu ülkenin tankını, topunu, tüfeğini uçağını çalarak milletin üzerine ateş ettiler. İnsanları, gözlerini kırpmadan öldürdüler. Bu alçaklara hak ettikleri cevabı pazara günü verecek misiniz? Anayasaya, PKK terör örgütü karşı çıkıyor. Kandil'den avaz avaz bağırıyor 'Aman çok çalışın, evet çıkarsa biteriz' diyorlar. Evet çıkacak, Kandil sönecek. Bu ülkenin artık terör belasından kurtulması lazım. Ülkemizi meşgul eden bu terörden kurtaracağız. Başka kim 'hayır' diyor? FETÖ var gücüyle, PKK ile kol kola girmişler, 'hayır' diyorlar. Bunlar aynı bedenin iki kolu gibi. Bunların yönetimi aynı yerde. Ülkesinin geleceğini, kalkınmasını istemiyorlar. Bu kadar açık söylüyorum. Kardeşliğimize halel getirmek isteyen, yıkmak isteyen şer yuvaları. Başka kim hayır diyor? HDP. HDP zaten PKK'nın güdümüne girmiş. 7 Haziran öncesi İzmir'de 'Türkiye partisi olduk. Türkiye'ye hizmet edeceğiz' diye buradan söz verdiler, o kadar insan bunlara destek verdi, oy verdi. Ne oldu? 8 Haziran'da bizim arkamızda PKK var, Kandil var diye gerçek niyetlerini ortaya koydular. İzmir, devlet, millet, bayrak, vatan için hep duyarlı oldu" dedi.
'KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA İNSANLARI KANDIRMA'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu da eleştiren Başbakan Binali Yıldırım şunları söyledi:
"İnsanları kandırma. Millet bu bayrağa göz dikenin gözünü çıkarır. Yan bakanın canına okur bu millet. Dürüst ol. Millete doğruları söyle. Darbe anayasasının arkasına saklanma. Darbe gecesi beni arayacaksın, diyeceksin ki 'Arkanızdayız, yanınızdayız.' Şimdi de kalkıp diyeceksin 'Bu bir tiyatro, kontrollü darbe.' Ne söylediğinin farkında mısın? 249 şehidimizin ruhunu incittiğinin farkında mısın? 2 bin gazimizi üzdüğünün farkında mısın kardeşim? Darbe değil diyorsan o zaman Pensilvanya'nın ağzıyla konuşuyorsun. Onlar da öyle diyor."
Konuşmasının sonunda anayasaya kimlerin karşı çıktığı sorusunu bir kez daha yönelten Başbakan Binali Yıldırım, "Başka kim karşı çıkıyor. Avrupa. Atlarıyla, itleriyle bizim vatandaşlarımızın üzerine sürmediler mi? Saldırmadılar mı? Bakın oynanan oyun büyük, bize engel oluyorlar. Diğer yandan PKK, FETÖ kol kola mitingler yapıyorlar. Kandil'den terörist başları da video konferansla o toplantılara katılıyor. Dostluk bu mu? Dostumuzu düşmanımızı bileceğiz. Dostumuz için canımız feda, ama düşmanımızı da sevindirecek işler yapmıyoruz" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasının sonunda 16 Nisan'daki referandum için alanda toplananlardan, destek sözü aldı.
'HAYIR' PANKARTI AÇTILAR
İzmir programını sürdüren Başbakan Binali Yıldırım, Gaziemir'deki mitingin ardından parti otobüsüyle Buca'ya geçti. Başbakan Yıldırım'ı Buca'da kalabalık caddenin iki yanındaki kaldırımlarda karşıladı. Yıldırım, ön tarafından, kaldırımdakileri el sallayarak selamladı. Bu sırada bir grup, el sallayan Başbakan Yıldırım'a, üzerinde 'Hayır' yazan CHP'nin seçim afişlerini gösterdi. Başbakan Yıldırım'ın bu sırada gülümseyerek el sallamaya devam etti.
Başbakan Yıldırım Buca'da Forbes Caddesi girişindeki taksi durağını ziyaret etti. Burada çay içerken şehit annesi olduğunu söyleyen Fatma Tekin, 6 yaşındaki torunu Kıvanç Tekin ile Başbakan'ın yanına oturdu. Başbakan şehit çocuğu Kıvanç'ı kucağına aldı ve öptü ona oyuncak araba hediye etti. Şehit annesi Tekin, "Sonuna kadar evet" diyerek bağırdı. Çiçek satan bir Roman vatandaş, ucuna mektup iliştirdiği kırmızı gül buketini Başbakan'a sundu, Başbakan da mektubu aldı gülleri şehit annesine hediye etti.
'ALÇAK SEN KİM OLUYORSUN?'
Başbakan Yıldırım, daha sonra Forbes Caddesi girişindeki meydanda vatandaşlara seslendi. "İzmir efeler diyarı" sözleriyle vatandaşları selamlayan Başbakan, CHP Antalya Milletvekili ve eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın açıklamalarına bir kez daha tepki göstererek şöyle konuştu:
"Düşman çizmesine geçit vermeyen şehir İzmir. Atatürk, genç Cumhuriyeti kalkınma hamlesini de İzmir'de başlattı. İzmir gibi Türk tarihinin önemli olan şehri maalesef bazı kendini bilmezler eğer Pazar günü evet çıkarsa, denize dökecekmiş. Alçak sen kim oluyorsun? Sen Pazar günü Gündoğdu'ya gelseydin de orada İzmir'i görseydin. Yüz binler oradaydı. İzmir ancak düşmana geçit vermez. İzmir gelecek hayallerini almak isteyenlere müsaade eder mi? Bizim işimiz evet diyenleri denize dökmek değil. Bizi işimiz yaşatmaktır. Kumpasçılar yeni sistemde işlerini kaybedecekler onu için zıvanadan çıkıyorlar. 80 milyonu kardeş bildik. Hizmet götürdük. Adalet mülkün temelidir dedik. Bütün vatandaşlarımızın taleplerine gerekli desteği verdik. Alnımız ak, başımız dik sizin karşınızdayız."
'ARAMIZA AYRILIK TOHUMLARI SAÇIYOR'
Mevcut sistemin olumsuzluklarını anlatan Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kazandıklarımızın elimizden gitmemesi gerekiyor. Geleceğimiz için aydınlık yarınlar için evet demeye hazır mısınız? Ülkemizi korumak terörün verdiği zararları ortadan kaldırmak en büyük hedefimizdir. Terör enerjimizi azaltıyor, terör kardeşliğimize zarar veriyor. Türkiye'nin büyümesini yavaşlatıyor. Aramıza ayrılık tohumları saçıyor. Türkiye güçlü olmak zorundadır. Güçlü olmak yetmez. Güçlü kalmak zorundayız. Maalesef zayıf yönetimlerde Türkiye çok şey kaybetti. Her 10 yılda bir darbe Türkiye bunu hak ediyor mu? Türkiye Afrika ülkesi mi? Milletin kararına neden razı olunmuyor? Getireceğimiz sistemde darbe yok. Milletin kararı var. Verdiğiniz karar 5 yıl geçerli olacak. Başka kimsenin kararı geçerli olmayacak. Tek söz sahibi millet olacak. Bu halk oylaması partilerini seçimi değil. Hiçbiri parti seçime girmiyor. Gün memleketin geleceği günüdür. Vereceğiniz her evet oyu Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal'in muasırı medeniyetler seviyesine yaklaştıran bir karar olacaktır. Millet birlikte, kararlı bir şekilde gelecek hedeflerine yürüyeceğiz. Tıpkı geçmişte yaptığımız gibi, 16 Nisan sonrasında reform üzerine reformlar yapacağız. Ekonomi şaha kalkacak. İstikrara evet diye Türkiye'ye yatırımcılarını göz bebeği olacak. Büyük projelerimiz bir bir hayata geçecek."
BELEDİYE YATIRIMLARINI DA ELEŞTİRDİ
İzmir'deki belediyelere yönelik eleştiride bulunan Başbakan Yıldırım, "Belediyelerin bu işlerin altından kalkması için iş yapması lazım. İş oraya buraya gidip başka şehirlerde kitap satmakla, seyahatler yapmakla bu iş olmaz. Buca'da oturacaksın, Buca'nın derdini dinleyeceksin, sorunlarını çözeceksin. Merak etmeyin, onlar çözmezse çözecek irade var. İşte karşınızda. Buca'ya çok güzel bir gençlik merkezi yapıyoruz. Mevcudu tamamen yeniliyoruz. Tınaztepe'ye büyük şehir hastanesi yapıyoruz. Bin 500 yataklı. İzmir'in en büyük hastanesini yapıyoruz. 16 Nisan güçlü Türkiye'nin doğum sancılarıdır" dedi.