Dün oraya gidip röportaj yaparken gördüğüm görüntüler, bana bir kez daha Hakkâri halkının ne kadar yalnız bırakıldığını düşündürdü.
Belki de daha acısı şu: Sesimizi yeterince çıkarmadığımız için yalnız bırakılıyoruz.
Bir şehir düşünün…
Çocukların geleceğinin, eğitim hakkının bu kadar kolay göz ardı edilebildiği bir şehir.
Soruyorum:
Çocukların eğitimi neden bu kadar önemsiz ve değersiz görülüyor?
Bir insan, bir çocuğun geleceğini nasıl olur da bu kadar kolay gözden çıkarabilir?
Evet, belki o çocuklar eğitimlerinden tamamen koparılmıyor. Okula gidiyorlar. Derslerine devam ediyorlar.
Ama asıl mesele şu:
Bir çocuğun okula gitmesi yetiyor mu?
Küçücük bedenleriyle zorlu yolları aşmak, soğukta, karda, yağmurda saatlerce yol gitmek zorunda kaldıktan sonra o çocuktan nasıl verim bekleyebiliriz?
Eğitim yalnızca çocuğu bir okul binasına ulaştırmak değildir.
Eğitim; çocuğun güvenliğini, huzurunu, sağlığını ve geleceğini de düşünmektir.
Dün gördüğüm görüntülerden sonra gerçekten kendimden utandım.
Çünkü biz yetişkinler olarak çocuklardan çok daha fazlasını hak ediyoruz diye düşünürken, onların hangi şartlarda okula ulaşmaya çalıştığını yeterince sorgulamıyoruz.
Bir tarafta çocuklar eğitim için zorlu yollarla mücadele ederken, diğer tarafta şehirde gereksiz yere harcanan paralar, gösterişli düğünler ve bir gecede tüketilen büyük bütçeler var.
Keşke köyün ağaları, ileri gelenleri, imkân sahibi insanları bir düğüne harcadıkları paranın bir kısmını çocukların eğitimine ayırsalar…
Keşke gösteriş için yapılan harcamaların bir bölümü bir çocuğun geleceğine yatırım olsa.
Çünkü yapılan hiçbir yatırım, bir çocuğun geleceğine yapılan yatırım kadar değerli değildir.
Bugün o çocuğun yolunu yaparsanız, yarın o çocuk sizin şehrinizin yolunu yapar.
Bugün onun eğitimine destek olursanız, yarın o çocuk kendi memleketine öğretmen, doktor, mühendis, gazeteci olarak döner.
Bugün bir çocuğa verdiğiniz destek, yarın şehrinize geri döner.
Hakkâri'nin çocukları yalnızca yardım beklemiyor.
Onlar hak ettikleri imkânları istiyor.
Ve artık bizim de sormamız gerekiyor:
Biz çocuklarımızın geleceğini gerçekten önemsiyor muyuz, yoksa yine “yarın” diyerek beklemeye devam mı edeceğiz?
Çünkü bazı çocukların “yarını” yoktur.
Onların geleceği, bugün bizim vereceğimiz kararlara bağlıdır.
Önceki ve Sonraki YazılarYAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.