Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal iş birliğiyle yürütülen “Evlilik ve Doğurganlığın Çok Boyutlu Perspektiften Karşılaştırmalı İncelenmesi: Deneyimler, Algılar ve Planlar Araştırması”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Ankara Hakimevi’nde düzenlenen programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, araştırmanın farklı kuşakların evlilik ve çocuk sahibi olma konusundaki deneyimlerini, algılarını ve gelecek planlarını kapsamlı biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Araştırma kapsamında farklı sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde 6 bin 530 haneye ulaşıldığı, 10 bin 408 kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirildiği bildirildi.
Evlilik kurumu güçlü yapısını koruyor
Araştırma sonuçlarına göre evlilik kurumu toplumda temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. Evli bireylerin yüzde 96,28’inin hayatında yalnızca bir kez evlendiği belirlenirken, ortalama evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olduğu tespit edildi.
Bakan Göktaş, söz konusu verilerin toplumun aile ve evlilik kurumuna verdiği önemin güçlü şekilde sürdüğünü gösterdiğini söyledi.
Doğurganlık oranlarında gerileme
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri doğurganlık oranlarındaki düşüş oldu. Ortalama canlı doğum sayısının birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya azaldığı ortaya konuldu.
Bakan Göktaş, bu düşüşün bölgesel farklılıklar gösterdiğini belirterek, aile ve nüfus politikalarının yerel dinamikler dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gençlerde evlilik eğilimi azalıyor
Araştırmaya göre üçüncü kuşakta evlenmeyi düşünmeyenlerin oranı yüzde 40’a yaklaştı. İdeal evlilik yaşının yükseldiği, ideal çocuk sayısına yönelik tercihlerin ise azaldığı kaydedildi.
Uzmanlar, bulguların Türkiye’de gençlerin evlilik ve ebeveynlik kararlarını daha ileri yaşlara ertelediğine işaret ettiğini değerlendirdi.
Çocuk ve aile algısı güçlü
Katılımcıların yüzde 90’ından fazlası çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu güçlendirdiğini belirtirken, bir çocuğun kardeş sahibi olması gerektiği görüşü de yüksek oranda destek buldu.
Bu sonuçların, toplumda aile, çocuk ve kardeşlik değerlerinin güçlü şekilde korunduğunu ortaya koyduğu ifade edildi.
Aile politikaları ve “10 Yıl” vurgusu
Bakan Göktaş, aileyi güçlendirmeye yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi vererek Aile ve Gençlik Fonu, doğum destekleri, TOKİ sosyal konutlarında çok çocuklu ailelere kontenjan, yarı zamanlı çalışma hakkı, kreşlerin yaygınlaştırılması ve ebeveyn izinlerine yönelik düzenlemeleri hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan edildiğini hatırlatan Göktaş, bu sürecin aile ve nüfus politikaları açısından stratejik bir dönem olacağını ifade etti.
Araştırmanın, Türkiye’de aile yapısındaki dönüşüm ve nüfus dinamiklerine ilişkin önemli veriler sunduğu değerlendirildi.