Kaya çiftinin 'Durankaya' geçmişi
Hakkari’nin Durankaya beldesi, son dönemde siyasi gündemde adı geçen İlyas Kaya’nın aile geçmişiyle yeniden gündeme gelirken, beldede asıl dikkat çeken sorun hayvancılıktaki gerileme ve genç nüfusun göçü oldu.
Yaylalarda çobanlık yapan Murat, hayvancılığın geçmişe göre yüzde 20 seviyelerine kadar düştüğünü belirterek yetkililere destek çağrısında bulundu.
Hakkari’nin Durankaya beldesi, son günlerde siyasi gündemde adı geçen İlyas Kaya’nın aile geçmişinin buraya dayanmasıyla yeniden gündeme geldi. Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşi İlyas Kaya’nın, 22 Ekim 1984 tarihinde Hakkari’de dünyaya geldiği belirtilirken, babası Resul Kaya’nın ise 2009-2024 yılları arasında Durankaya Belediye Başkanlığı yaptığı biliniyor.
Ancak Hakkari’nin yüksek rakımlı beldesi Durankaya’da gündemin ötesinde, yıllardır devam eden başka bir mücadele yaşanıyor. Dağlarla çevrili, yaklaşık bin 850 metre rakıma sahip beldede geçimini hayvancılıkla sağlayan vatandaşlar, zorlaşan yaşam koşulları, azalan hayvan sayısı ve gençlerin büyük şehirlere göç etmesi nedeniyle geleceğe ilişkin kaygı taşıyor.
Şırnak Ajans ekibi, Durankaya’ya giderek beldenin coğrafi yapısını, yaylalardaki yaşamı ve koçerlerin sorunlarını yerinde görüntüledi.
Hayvancılık eski gücünü kaybediyor
Durankaya’da geçmişten bu yana önemli geçim kaynaklarından biri olan hayvancılık, bugün ciddi sorunlarla karşı karşıya. Yaz aylarında yüksek rakımlı yaylalara çıkan koçerler, aylar boyunca zorlu doğa koşullarında hayvanlarını otlatıyor. Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte yeniden yerleşim alanlarına dönüyor.
Şırnak Ajans Koordinatörü Halil Azizoğlu’nun sorularını yanıtlayan çoban Murat, yaz aylarında beş-altı ay boyunca yaylalarda kaldıklarını belirterek hayvancılığın büyük emek ve sabır gerektirdiğini söyledi.
Hayvancılığın geçmişe oranla ciddi ölçüde gerilediğini savunan Murat, beldedeki hayvancılık faaliyetlerinin eski seviyesinin yaklaşık yüzde 20’sine kadar düştüğünü ifade etti.
Gençler kendi topraklarında kalamıyor
Hayvancılıktaki gerilemenin en önemli nedenlerinden birinin genç nüfusun bölgeden ayrılması olduğunu dile getiren Murat, yaylalardaki zor yaşam koşulları ve iş imkanlarının yetersizliğinin gençleri batı illerine yönelttiğini söyledi.
Gençlerin kendi memleketlerinde üretime devam edebilmesi için hayvancılığa daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Murat, yaşadıkları sıkıntıları şu sözlerle anlattı:
"Buradaki hayatı sürdürmemiz biraz kolaylaştırılır, hayvancılığa gerekli destek sağlanırsa gençlerimiz yeniden bir araya gelerek kendi topraklarında üretmeye devam edebilir. Ancak gençlerimiz bölgeden ayrıldığı için hayvancılığı sürdürebilmek amacıyla başka yerlerden gelen çobanlarla çalışmak zorunda kalıyoruz."
Çoban maaşları 100 bin liraya kadar çıkıyor
Çobanlık mesleğinin zorluklarına ve ekonomik boyutuna da değinen Murat, ödenen ücretlerin sürünün büyüklüğüne ve yapılan işe göre değiştiğini belirtti. Murat, çobanların aylık kazançlarının 60 bin ile 100 bin lira arasında değişebildiğini söyledi.
"Gençler kendi topraklarına sahip çıkmalı"
Zorlu şartlara rağmen hayvancılığın bölge için önemli bir geçim kaynağı olduğunu belirten Murat, gençlerin kendi memleketlerinde üretime katılmasının hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti.
Gençlere çağrıda bulunan Murat, atalarından kalan toprakların ve hayvancılık kültürünün korunması gerektiğini belirterek, imkanların iyileştirilmesi halinde gençlerin yeniden memleketlerine dönebileceğini söyledi.
Yaylalarda barış ve huzur beklentisi
Röportajda iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç de gündeme geldi. Dağlarda artık daha özgür hareket edebildiklerini ifade eden Murat, sürecin olumlu sonuçlanmasını temenni ettiklerini belirtti.
Barış ve huzurun herkes için önemli olduğunu söyleyen Murat, "Artık dağlarımızda özgürce dolaşabiliyoruz. Bu süreçte mücadele eden herkese teşekkür ediyoruz. Umarım en güzel sonuçlara ulaşılır. Herkes için en hayırlısı neyse o olsun. Hepimiz barıştan ve güzel günleri görmekten yanayız" dedi.
Durankaya’dan Türkiye’ye barış çağrısı
Röportajın sonunda değerlendirmelerde bulunan Şırnak Ajans Koordinatörü Halil Azizoğlu ise Durankaya’nın yüksek rakımlı yaylalarından Türkiye’ye seslendi.
Koçerlerin yaşam mücadelesini yerinde gözlemlediklerini belirten Azizoğlu, bölge halkının ekonomik sorunlarla mücadele ederken aynı zamanda barış ve huzur beklentisi taşıdığını ifade etti.
Azizoğlu, "Murat’ın dile getirdiği temennilere biz de katılıyoruz. Durankaya'nın en yüksek rakımlı tepelerinden tüm Türkiye'ye sesleniyoruz: Bu süreci amasız, fakatsız destekliyoruz. Tüm dünyaya barış ve huzur diliyoruz" ifadelerini kullandı.
Hakkari’nin Durankaya beldesinde ortaya çıkan tablo, bölgedeki hayvancılığın geleceği açısından destek ihtiyacını bir kez daha gözler önüne serdi. Koçerler, gençlerin kendi topraklarında kalabilmesi ve üretimin devam edebilmesi için yetkililerden daha güçlü destek bekliyor
