Hakkâri: Bekleyen Bir Şehrin Sessiz Çığlığı

 

Hakkâri…

Haritada küçük bir nokta gibi görülebilir belki ama içinde büyük bir sabrı, derin bir umudu ve yıllardır tutulmayı bekleyen sözleri barındıran bir şehir.

Bu şehir sadece dağların arasında sıkışmış bir yer değil. Aynı zamanda her kış yeniden sınanan, her yağışta yeniden unutulmuşluk hissiyle yüzleşen insanların yaşadığı bir yer. Ve ne yazık ki yıllardır değişmeyen bir gerçek var: yol sorunu ve altyapı yetersizliği.

Aslında mesele yeni değil. Yıllardır konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor. Projeler hazırlanıyor, planlar açıklanıyor. Her gelen yönetici aynı cümleyi kuruyor:
“Bu sorun çözülecek.”

Ama şehirde yaşayan insanlar için değişen pek bir şey olmuyor. Çünkü verilen sözler çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Görevler değişiyor, koltuklar el değiştiriyor ama sorunlar yerinde durmaya devam ediyor.

Hakkâri’nin yolları hâlâ sınırlı ve kırılgan. Tek bir güzergâha bağlı ulaşım, doğa koşulları karşısında adeta çaresiz kalıyor. Bir çığ düştüğünde, bir heyelan yaşandığında ya da yoğun kar başladığında şehir dış dünyadan kopuyor. Saatlerce, bazen günlerce süren yol kapanmaları artık sıradan bir durum haline gelmiş durumda.

Ama asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü bu sadece bir ulaşım problemi değil.
Bu, doğrudan bir yaşam meselesi.

Bir ambulansın hastaya ulaşamadığı, bir hastanın hastaneye yetiştirilemediği bir yerde konuştuğumuz şey artık asfalt değil; hayatın kendisidir. Bu şehirde insanlar sadece yollarda değil, belirsizlik içinde yaşıyor.

Her hafta açılan haber bültenlerinde benzer manzaralar var: trafik kazaları, kaybedilen canlar, geride kalan aileler…
Her acının ardından aynı cümle tekrar ediliyor:
“Önlem alınmalı.”

Ama artık sorulması gereken soru şu:
Ne zaman?

Toplumların hafızası vardır. Ve Hakkâri halkı verilen sözleri unutmuyor. Özellikle geçmişte görev yapan ve bugün bakan yardımcılığı görevinde bulunan Ali Çelik’in altyapı konusunda verdiği sözler hâlâ zihinlerde taze. İnsanlar artık bu sözlerin gerçekleşmesini bekliyor.

Çünkü umut etmek güzel ama yeterli değil.
İnsanlar artık somut adımlar görmek istiyor.

Yeni yönetimler, yeni projeler elbette bir fırsat olabilir. Ancak bu kez beklenti farklı. Bu kez insanlar vaat değil, sonuç görmek istiyor. Çünkü her geçen yıl, her geçen kış aynı endişelerle yaşamak kimse için sürdürülebilir değil.

Hakkâri zor bir coğrafya olabilir. Dağları, sert kışları, ulaşım güçlükleriyle Türkiye’nin en çetin bölgelerinden biri. Ama bu gerçek, burada yaşayan insanların daha az hizmet almasını açıklayamaz. Coğrafya kader değildir; en azından olmak zorunda değildir.

Asıl mesele, bu zorluğa rağmen çözüm üretme iradesidir.

Bugün Hakkâri’de yaşayan bir insanın en temel beklentisi çok basit:
Güvenli yollar, kesintisiz ulaşım ve zamanında ulaşabilen bir sağlık hizmeti.

Bu bir ayrıcalık değil, bir haktır.

Ve belki de en önemlisi şu:
Bu şehir unutulmamalı.

Çünkü Hakkâri sadece dağlardan ibaret değil.
İçinde yaşayan, umut eden, bekleyen insanlar var.

Ve o insanlar artık tek bir şey istiyor:
Verilen sözlerin gerçekten tutulduğu bir şehirde yaşamak.

kapak-010019.webp3751.webp1650526100trafik-kazasi-4.jpgkapak-095904.webp71dc35bf-d7f5-4375-b6b4-edb20daea972.webphakkari-cig-aa-2201596.jpgkarla-mucadele-hakkari-aa-2202538.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.