DEM Parti'den kademeli emeklilik düzenlemesi için kanun teklifi
DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Meclis Başkanlığı'na sundukları kanun teklifinde, çalışma yaşamları benzer ve prim yükümlülüklerini yerine getiren yurttaşların emeklilik hakkına erişiminde ortaya çıkan...
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, 8 Eylül 1999'dan sonra sigortalı olanların emeklilik koşullarının kademeli olarak yeniden düzenlenmesi amacıyla Meclis Başkanlığı’na kanun teklifi sundu. Kanun teklifinde, emekliliğin yurttaşların çalışma hayatları boyunca ürettikleri değerin, ödedikleri primlerin ve harcadıkları emeğin karşılığını alabilmelerinin temel güvencelerinden biri olduğu, piyasa koşullarına terk edilebilecek bir ayrıcalık değil sosyal devletin güvence altına almakla yükümlü olduğu temel bir sosyal hak olduğu belirtildi.
TEKLİFİN GEREKÇESİ
Gerekçede, Türkiye’de emeklilik sisteminde 1999’dan itibaren yapılan değişikliklerin milyonlarca çalışanın yaşamını doğrudan etkilediği, 4447 sayılı Kanun ile yaş şartının sistemin temel unsurlarından biri hâline getirildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından 2002’de çıkarılan 4759 sayılı Kanun ile geçiş koşullarının yeniden belirlendiği, 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un ise sosyal güvenlik sistemini yeni bir çerçeveye taşıdığı ifade edildi. Bu değişiklikler sonucu 8 Eylül 1999’dan önce ve sonra sigortalı olanlar arasında emeklilik hakkına erişim bakımından önemli farklılıklar ortaya çıktığı, 2023’te 7438 sayılı Kanun ile 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanların belirli koşullarla yaş şartı aranmaksızın emekli olabilmelerinin önü açıldığı ancak hemen sonraki dönemde sigortalı olan çalışanların bu düzenlemenin dışında kaldığı, böylece çalışma hayatına giriş tarihindeki sınırlı bir farkın emekliliğe erişim süresinde uzun yıllara yayılan sonuçlar doğurabildiği belirtildi.
GİDERİLMESİ GEREKEN SORUN
Sigortalılık başlangıç tarihleri birbirine yakın, çalışma yaşamları benzer ve prim yükümlülüklerini yerine getiren yurttaşların emeklilik hakkına erişiminde ortaya çıkan ağır farklılıkların sosyal devlet ilkesi açısından giderilmesi gereken bir sorun olduğu vurgulandı. Mağduriyetin yalnızca emeklilik tarihinin ertelenmesinden ibaret olmadığı, ileri yaşlarda iş bulma güçlüğü, güvencesiz çalışma, düşük ücretler, işsizlik ve gelir kaybının emekliliğe erişimi geciken yurttaşların yaşam koşullarını ağırlaştırdığı, çalışma gücü azalan ancak emekli aylığına erişemeyen yurttaşların ekonomik ve sosyal güvencesizlikle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
MAĞDURİYETLERİ GİDEREN BİR SOSYAL POLİTİKA
Teklifle, 8 Eylül 1999 tarihinden sonra ve 30 Nisan 2008 tarihinden önce ilk defa sigortalı olanların emeklilik yaşlarının sigortalılık başlangıç tarihine göre kademeli biçimde yeniden belirlenmesi, mevcut prim ve hizmet koşullarının korunarak emekliliğe erişimdeki orantısız farklılıkların azaltılması ve farklı sigortalılık statülerinde hakkaniyetin güçlendirilmesi amaçlandığı ifade edildi. Düzenlemenin mali etkilerinin hesaplanması, kamuoyuyla paylaşılması ve sosyal güvenlik sisteminin finansmanının adil, sürdürülebilir ve sosyal devlet ilkesiyle uyumlu biçimde planlanması da öngörüldü. Emeklilikte adaletin bir kesimin hakkını diğerinin kaybı üzerine kurmak olmadığı, emeği koruyan, öngörülebilir kurallar koyan ve geçmiş düzenlemelerin yarattığı mağduriyetleri gideren bir sosyal politika anlayışı olduğu belirtildi.
Teklifin 1. maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici Madde 113’te, 8 Eylül 1999 tarihinden sonra 506, 1479, 2925 ve 5434 sayılı kanun hükümlerine tabi olarak sigortalı olanlardan kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasına göre sigortalı sayılanlara yaşlılık veya emekli aylığı bağlanması için gereken sigortalılık süresi, hizmet süresi ve prim gün sayısı koşulunu sağlayıp yaş koşulunu sağlayamayanlardan, maddenin yayım tarihinden itibaren kuruma yazılı olarak başvuranlara yaşlılık aylığı bağlanması öngörülüyor. Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceği kaydediliyor. Teklifin yürürlük ve yürütme maddeleri de yer alıyor.
