Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Komisyon raporununa açıklama
Erdoğan, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna ilişkin, "Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuş.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Valiler Buluşması' programında konuştu. Erdoğan, ramazan ayının hayırlar getirmesini dileyip, Gazzelilere dayanışma mesajı göndererek, "Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabıallah'ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu.
'DEVLET GELENEĞİMİZİN TEMELİNDE ADALET VARDIR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet mefhumunun önemi üzerinde durarak, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebed müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan tercih edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet, hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye'de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati 'Hükümet hikmet ile müşterektir' sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar, hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" diye konuştu.
'BAŞARILI BİR VALİ, İYİ BİR LİDER DEMEKTİR'
Valilerin hayati bir yetkiye ve sorumluluğa sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu: "Vali, kamil ve müşfik devletin sahadaki yansımasıdır. Adalet, hikmet ve hükümetin eritme potasıdır. Vatandaş ile devletin buluşma noktasıdır. Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri, milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verim ve vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlik de esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali, iyi bir lider demektir. İyi liderlik de yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, yerelde çözülebilecek sorunları Ankara'ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum; Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk'ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Ünvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil, hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz."
'GÜNDEME GELMEK İÇİN ÖLÇÜNÜN KAÇTIĞINA ŞAHİT OLUYORUZ'
Kamu kurumları ve görevlilerin sanal medya kullanımına dikkat çeken Erdoğan, "Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken, devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.
'DOĞRU BİLDİĞİMİZDEN ASLA AYRILMAYACAĞIZ'
Erdoğan, ramazan ayı boyunca valilerden büyük bir gayret beklediğini dile getirerek, "Ramazan-ı Şerif'i hem ülkemizde hem de sınırlarımızın ötesinde dolu dolu geçirmek amacıyla iftar ve sahur sofralarına konuk olacak, vatandaşlarımız da aynı çorbaya kaşık sallayacak, aynı ekmeği bölüşecek, hanelerle birlikte asıl gönüllere misafir olacağız. Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadı. Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz. Sizlerden mübarek ramazan ayında çok büyük gayret bekliyorum" dedi.
