Bahadin, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde yüksek maaş ve vatandaşlık vaatlerine kanarak Rusya-Ukrayna savaşına giden yüzlerce gençten sadece biri.
Süleymaniye'de belediye işçisi olarak çalışan baba Hüseyin Tevfik, oğlunun nereye gittiğini söylemeden aniden ortadan kaybolduğunu anlattı.
Bahadin, ayrıldıktan üç gün sonra ailesini arayarak Rusya’da olduğunu ancak tam konumunu veremeyeceğini söyledi.
Acılı baba, "Ona gitme diye yalvardım ama dinlemedi. Eğer kandırılmasaydı, o tuzağa düşürülmesaydı bu genç adamın Rusya’da ne işi vardı?" sözleriyle çaresizliğini dile getirdi.
"Bir şirkette iş buldum diyerek kandırdı"
Bahadin’in kız kardeşi Jiyan Hüseyin, ağabeyinin gitmeden önceki son sözlerini Rûdaw ile paylaştı:
"Yurt dışına çıkacağını, bir şirketin kendisini bir yıllığına işe aldığını söyledi. Eğer memnun kalmazlarsa bir yıl sonra geri döneceğini belirtti."
Bahadin'in ailesine gönderdiği son videoda, askeri üniforma ve terliklerle bir ormanda eğitim yürüyüşü yaptığı görülüyor.
Yüksek maaş ve vatandaşlık tuzağı
Kürdistan Bölgesi Avrupa’dan Dönen Göçmenler Derneği Başkanı Bekir Ali, bölgedeki gençlerin organize suç şebekeleri tarafından hedef alındığını vurguladı.
Ali, "Gençlerimize 2 bin 500 dolar maaş ve askeri hizmet karşılığında oturum izni vaat ediliyor. Bugüne kadar yüzden fazla gencin bu yalanlarla Rusya ve Ukrayna’daki cephelere götürüldüğünü saptadık" dedi.
Irak hükümetinden 'yabancı ordu' uyarısı
Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Kasım el-Araci, Şubat ayında yaptığı açıklamada, yabancı ordulara katılan vatandaşlara yönelik yasal tedbirlerin sertleştirileceğini duyurmuştu.
Ukrayna’nın Bağdat Büyükelçisi Ivan Dovhanich ise Rusya’nın Iraklı gençleri askere almasını engellemek için Bağdat yönetimiyle yakın çalıştıklarını ifade etti.
Öte yandan, Rusya’nın Bağdat Büyükelçisi Elbrus Kutrashev, askere alım yapmadıklarını, gelenlerin tamamen "gönüllü" olduğunu savunurken; ölenlerin cenazelerini almak için Rusya’ya gitmek isteyen ailelere vize kolaylığı sağladıklarını belirtti.
Oğlundan gelecek bir habere kilitlenen baba Hüseyin Tevfik, son çağrısını şöyle yaptı:
"Bahadin, eğer hayattaysan benimle konuş. Bir zindanda bile olsan yaşadığını bileyim. Eğer artık aramızda değilsen, birisi bize haber versin ki cenazesini getirip vatan toprağına gömelim."