Yargıtay, zırhlı araç sürücüsü polis Ömer Yiğit’i görevlendiren amir Murat Maden hakkında verilen beraat kararını bozdu.
3 Mayıs 2017 gecesi Karşıyaka Mahallesi’nde meydana gelen olayda, görevli zırhlı aracın bir eve girmesi sonucu 7 yaşındaki Muhammed ile 6 yaşındaki Furkan Yıldırım kardeşler hayatını kaybetmişti.
Yargıtay: “Yazılı talimat istemeliydi”
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Murat Maden hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz başvurusunu kabul etti. Kararda, zırhlı araç sürücüsü Ömer Yiğit’in personel taşıyıcı panzer kullanımı konusunda özel eğitim ve sertifikasının bulunmadığına dikkat çekildi.
Yargıtay, mevzuata aykırı bir görevlendirme yapıldığını bilen amirin, emri yerine getirmeden önce yazılı talimat istemesi gerektiğini belirtti.
Kararda ayrıca, zırhlı araç kullanımı konusunda eğitimli ve deneyimli bir personelin görevlendirilmesi halinde kazanın önlenebileceğine ilişkin bilirkişi değerlendirmelerine de yer verildi.
Beraat kararı hukuka aykırı bulundu
Yargıtay, Murat Maden’in yetkisi bulunmayan bir personeli zırhlı araç kullanmak üzere görevlendirmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde tali kusurunun bulunduğuna hükmetti. Bu nedenle beraat kararının hukuka aykırı olduğuna karar veren Daire, kararı oy birliğiyle bozdu.
Böylece Maden hakkında yeniden yargılama sürecinin önü açıldı.
İlk duruşma 20 Ekim’de
Yargıtay’ın bozma kararının ardından Murat Maden’in yeniden yargılanmasına Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek. Davanın ilk duruşmasının 20 Ekim 2026 tarihinde görülmesi bekleniyor.
Öte yandan zırhlı araç sürücüsü Ömer Yiğit hakkında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası, daha önce 19 bin TL adli para cezasına çevrilmiş ve istinaf sürecinin ardından kesinleşmişti.
Ailenin avukatından değerlendirme
Yıldırım ailesinin avukatı Rojhat Dilsiz, Yargıtay kararının amir sorumluluğu açısından önemli olduğunu belirterek, yetkisiz ve gerekli eğitimi bulunmayan bir personelin zırhlı araçta görevlendirilmesinin hukuki sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
Dilsiz, yeniden görülecek davada tüm sorumluların hukuki sorumluluklarının ortaya çıkarılması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.