Lokmayı Lezzetli Yapan Hamurun Kıvamı ve Şerbetin Dengesidir

Lokmayı Lezzetli Yapan Hamurun Kıvamı ve Şerbetin Dengesidir

 

Aynı tarifi kullanan iki tezgâhtan biri dışı çıtır içi hafif lokma çıkarır, diğeri yağ çekmiş ağır bir hamur topu. Fark çoğunlukla malzeme listesinde değil, hamurun ne kadar dinlendiğinde ve hangi sıcaklıkta kızardığında ortaya çıkar. Lokma un, su, maya, tuz ve şerbetten ibaret sayılı bileşene dayandığı için hata payı dardır. Bu yüzden hayır lokması dökmek, tarif ezberlemekten çok kıvam okumakla ilgili bir iştir.

Maya çalışmadan hamur lokma olmaz

Lokma hamuru ekmek hamuru gibi yoğrulup şekillendirilmez. Kaşıktan ağır ağır akan, kendi içinde toparlanan yarı akışkan bir kıvam hedeflenir. Bu kıvam tutturulduktan sonra hamurun mayalanması beklenir ve bekleme süresi ortamın sıcaklığına göre değişir. Yazın kısa süren mayalanma, serin bir depoda ya da açık havada kurulan tezgâhta belirgin biçimde uzayabilir. Dinlenme sırasında hamurun üzeri kapatılır ve kap hava akımından uzak tutulur. Üstü açık bırakılan hamurun yüzeyi kurur, kızartmada bu kuruyan tabaka pürüzlü ve sert bir kabuk bırakır.

Hamurun hazır olduğunu gösteren işaret yüzeydeki kabarcıklardır. Erken alınan hamur içeride sıkı kalır, kızardığında beklenen hava boşluğu oluşmaz. Fazla bekletilen hamur ise ekşimeye başlar, kızarma sırasında dağılır ve şerbeti düzgün tutmaz. Deneyimli ustalar bu yüzden hamuru saatle değil, görüntüsü ve kokusuyla takip eder.

Yağın sıcaklığı lokmanın içini belirler

Kızartma aşaması en kritik adımdır. Yağ olması gerekenden serinse hamur yüzeyde kabuk bağlamadan yağ emer, lokma ağırlaşır ve ısırıldığında yağlı bir doku bırakır. Yağ fazla kızgınsa dış yüzey hızla renk alır ama iç kısım çiğ kalır. Pratikte 170 ile 180 derece arasındaki bir aralık çoğu tezgâhta dengeli sonuç verir.

Kalabalık ikramlarda asıl zorluk bu sıcaklığı sabit tutmaktır. Tencereye aynı anda çok fazla hamur bırakıldığında yağın ısısı düşer ve o parti lokma yağ çeker. Bu nedenle lokma dökme işi partiler halinde ilerler, tencere hiçbir zaman tam doldurulmaz. Lokmanın yağın içinde kendi kendine dönmesi, sıcaklığın ve hamur kıvamının yerinde olduğunun en pratik göstergesidir.

Yağın temizliği de tada doğrudan yansır. Tencerede biriken küçük hamur parçaları partiler ilerledikçe kararır ve yanık tadı sonraki lokmalara geçer. Uzun süren dökümlerde bu yüzden yağ ara ara süzülür ya da tazelenir. Tabakta fark edilen acımsı tat çoğu zaman hamurdan değil, yorulmuş yağdan gelir.

Şerbet dengesi tatlının karakterini kurar

Şerbet şeker, su ve az miktarda limon suyuyla hazırlanır. Limon şekerin yeniden kristalleşmesini engeller, tadı da ağırlıktan kurtarır. Yoğunluk burada belirleyicidir. Aşırı koyu şerbet lokmanın yüzeyinde kalır ve yapışkan bir tabaka bırakır, fazla ince şerbet ise hamurun içine işleyerek çıtırlığı bitirir. Şerbet soğurken bir miktar daha koyulaştığı için ocaktan alınacak an, kaynarken görünen kıvama göre değil soğuduktan sonra alacağı kıvama göre hesaplanır.

Sıcaklık farkı da en az yoğunluk kadar önemli. Yaygın uygulama, sıcak lokmayı ılımış şerbete almaktır. İkisi birden sıcak olduğunda lokma şerbeti fazla emer ve dokusunu kaybeder. Şerbette bekleme süresi genellikle birkaç dakikayla sınırlıdır, sonrasında lokmalar süzülerek servise alınır. Uzun süren dağıtımlarda şerbetin ara ara tazelenmesi de gerekir, çünkü tencereden gelen hamur parçacıkları şerbeti zamanla bulandırır.

Makinenin yapamadığı ayarı usta yapar

Lokma döktürme işinde el becerisi hâlâ belirleyici. Geleneksel yöntemde hamur avuç içinde sıkılır, başparmakla oluşan boşluktan kaşık yardımıyla alınır ve yağa bırakılır. Bu hareket lokmaların birbirine yakın boyutta olmasını sağlar. Boyut eşitliği de aynı sürede eşit kızarma anlamına gelir, yani tabakta bazıları koyu bazıları soluk kalmaz.

Asıl fark, günün koşullarına göre yapılan küçük ayarlarda ortaya çıkar. Havanın nemi, unun tuttuğu su, mayanın çalışma hızı ve ortam sıcaklığı her gün aynı değildir. Sabit ölçüyle ilerleyen bir düzen bu değişkenleri okuyamaz. Usta ise hamura dokunduğunda su ya da un ekleyerek kıvamı düzeltir. Kalabalık bir organizasyonda seri hızı yakalarken lezzetin korunması, tam olarak bu anlık müdahale alanının açık bırakılmasına bağlıdır.

Yüzlerce kişilik dağıtımda tadı korumak

Hayır lokmasında lezzet, dökümün servisle aynı anda ilerlemesiyle korunur. Önceden dökülüp bekletilen lokma yumuşar ve çıtırlığını kısa sürede kaybeder. Bu nedenle tezgâh doğrudan dağıtımın yapılacağı yerde kurulur, hamur ölçülü partiler halinde dökülür ve sıra ilerledikçe yeni parti hazırlanır. Kuyruğun hızına göre döküm temposunu ayarlamak da ustanın işidir.

İstanbul'un her iki yakasında ya da Gebze ve Kocaeli çevresinde lokma dağıtımı planlayanlar için hazırlık genellikle kişi sayısıyla başlar. Tezgâhın kurulacağı alan, dökümün başlayacağı saat ve servis süresi konuşulurken lokma döktürme fiyatları hakkında bilgi almak da görüşmenin doğal bir parçası oluyor. Kişi sayısı kadar önemli bir başka soru daha var: hamurun mayalanabilmesi için tezgâhın kaç saat önce kurulacağı.

Lokma hızlı hazırlandığı için basit sanılan tatlılardan biri. Oysa hamurun beklemesi, yağın sabit tutulması ve şerbetin kıvamı birbirine bağlı üç ayar. Biri kaydığında sonuç tabakta hemen kendini belli eder. Paylaşılan bir ikramın hatırda kalması da çoğu zaman bu üç ayarın aynı anda tutturulmasıyla ilgilidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Gündem Haberleri

İddialar gerçeği yansıtmıyor
Mini Vantilatörler Ofislerin Sessiz Kahramanı
Yem Analizi Raporundaki Değerler Ne Anlama Gelir?
Kavrulan Kahve Pakete Girene Kadar Neden Tazeliğini Kaybeder?
Leyla Zana’ya başsağlığı telefonu