Kentte vatandaşlar içme suyu sıkıntısı yaşarken, bazı yayla sahiplerinin yüksek gelir karşılığında yaylaları farklı illerden bugün kentte gelen 6 Tır koyun yüklü gelen koçerlere kiraladığı iddiaları tepki çekiyor.
Özellikle Berçelan ve Golan gibi Hakkâri’nin içme suyu kaynakları açısından kritik bölgelerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğunlaşması, “su kaynakları mı, ticari kazanç mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. İddialara göre her yıl belirli yayla sahipleri, yaylalarını dışarıdan gelen göçer gruplara kiralayarak hayvancılığın bölgede yoğunlaşmasına zemin hazırlıyor.
Su Var Ama Planlama Yok Eleştirisi
Kentte yaşanan içme suyu sıkıntısının geçmiş yıllarda da ciddi boyutlara ulaştığı bilinirken, su havzalarının bulunduğu bölgelerde kontrolsüz hayvan hareketliliği olduğu yönündeki şikâyetler artıyor. Vatandaşlar, su kaynaklarının korunması gerektiğini vurgularken, yaylaların ticari kazanç alanına dönüştürülmesinin şehir genelinde su yönetimini zayıflattığını savunuyor.
Eleştirilerin merkezinde ise basit ama sert bir soru var:
“Su kaynakları korunamıyorsa, yaylalar kim için kiralanıyor?”
“Her Yıl Aynı Senaryo” Tepkisi
Bölge halkı, benzer görüntülerin her yaz tekrarlandığını, ancak kalıcı bir çözüm üretilmediğini ifade ediyor. Su havzalarının bulunduğu alanlarda hayvan yoğunluğunun artmasının hem ekolojik dengeyi hem de içme suyu kaynaklarını tehdit ettiği belirtiliyor.
Vatandaşlara göre mesele artık sadece bir yayla kullanımı değil, doğrudan şehir yaşamını etkileyen bir su güvenliği sorunu haline gelmiş durumda.
Gözler Yetkililerde
Kamuoyunda ise denetim ve planlama eksikliğine yönelik eleştiriler öne çıkıyor. Yayla kiralama uygulamalarının hangi kurallara göre yapıldığı, su havzalarının neden yeterince korunamadığı ve denetimlerin ne ölçüde uygulandığı soruları yanıt bekliyor.
Doğa korunuyor mu, yoksa su kaynakları sessizce tüketiliyor mu?