İddialar, bölgede geçmişte uygulanan köy boşaltmaları ve geri dönüş politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
İHD Hakkâri Eş Başkanı Sibel Çapraz, yapılan başvurular üzerine köylülerle bir araya geldiklerini belirterek, sürecin giderek ağırlaştığını söyledi. Çapraz, geçen yıl bölgede yaşayan yurttaşların yalnızca güvenlik ve kimlik kontrolleriyle köylerine giriş yapabildiğini, bu durumu yerinde tespit ettiklerini ifade etti.
Ancak son dönemde köylülerin köylerine tamamen girişlerinin engellendiğine yönelik ciddi iddiaların bulunduğunu kaydeden Çapraz, uygulamanın “güvenlik kontrolü” boyutunu aşarak fiili bir erişim yasağına dönüştüğünü öne sürdü. İnsan hakları savunucularının da bölgeye alınmadığını belirten Çapraz, bu durumun şeffaflık açısından soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
Bölgede yaşanan gelişmeler, 1990’lı yıllarda özellikle 1994’te yaşanan köy boşaltmaları sürecini yeniden gündeme getirdi. Çapraz, söz konusu köylerin 1994 yılında boşaltıldığını, 2004 yılında çıkarılan kararname ile köylülere geri dönüş çağrısı yapıldığını hatırlattı. Bu süreçte birçok yurttaşın yeniden tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaya başladığını belirtti.
Öte yandan, İran sınır hattında yer alan yerleşimlere yönelik güvenlik uygulamalarının son dönemde yoğunlaştığı ve bunun sivil yaşamı doğrudan etkilediği iddia edildi. Bölgede çok sayıda karakol bulunmasına rağmen köylülerin kendi arazilerine erişememesinin “orantısız bir uygulama” olduğu savunuldu.
Bölge sakinlerinden Emine Atak ise yaşadıkları durumu, “1994’te köylerimizi terk etmek zorunda kaldık. Şimdi geri dönmemize rağmen köyümüze giremiyoruz. Tapularımız var ama GBT kontrolüyle giriyoruz, akşam da çıkmamız isteniyor. ‘Gidin ekin biçin’ dediler ama şimdi buna izin verilmiyor. Ceviz ağaçlarımız var, ot toplayarak geçiniyoruz. Köye gitmezsek ne yapacağız?” sözleriyle anlattı.