Hakkâri’de Barınma Krizi Eğitimi Vuruyor
Açıklanan verilere göre Hakkâri’de son bir yılda yaşanan personel kaybının büyük bölümünün merkez ilçede gerçekleştiği belirtildi.
Sendika tarafından paylaşılan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü verilerine göre, 2025-2026 eğitim öğretim dönemleri arasında Hakkâri genelindeki Milli Eğitim Müdürlüğü personel sayısı 5 bin 378’den 4 bin 860’a düştü. Toplam 518 kişilik azalmanın 418’inin Hakkâri merkezde yaşandığı, bunun da toplam kaybın yüzde 80,7’sine karşılık geldiği ifade edildi.
Raporda, Yüksekova, Şemdinli, Çukurca ve Derecik ilçelerinde personel sayılarının büyük ölçüde korunduğu, en büyük düşüşün ise merkez ilçede meydana geldiği kaydedildi. Bu durumun eğitimde süreklilik ve kalite açısından risk oluşturduğu vurgulandı.
Türk Eğitim-Sen Hakkâri Şubesi tarafından gerçekleştirilen ve 321 öğretmenin katıldığı ankette ise öğretmenlerin kentten ayrılma nedenleri değerlendirildi. Ankete göre katılımcıların yüzde 26,5’i sağlık ve barınma koşullarını, yüzde 25,9’u ise yüksek kira ve yaşam maliyetlerini en önemli sorun olarak gösterdi. Böylece ekonomik ve barınma kaynaklı nedenlerin toplam oranı yüzde 52,4’e ulaştı.
Öğretmenlerin yüzde 23,1’i sosyal ve kültürel imkânların yetersizliğini, yüzde 20,6’sı ise ulaşım ve altyapı sorunlarını ayrılma gerekçeleri arasında sıraladı. Ankette “okul yönetimleri ve çalışma ortamı” seçeneğinin yüzde 3,7, “ailevi sebepler” seçeneğinin ise yüzde 0,3 oranında çıkması dikkat çekti.
Açıklamada değerlendirmelerde bulunan Türk Eğitim-Sen Hakkâri Şube Başkanı Şükrü Gürses, öğretmenlerin idari nedenlerden çok ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle kentten ayrıldığını belirtti.
Gürses, öğretmenlerin kentte kalıcılığının sağlanabilmesi için lojman projelerinin hayata geçirilmesi, kira desteği sağlanması, bölge tazminatlarının güncellenmesi ve sosyal yaşam alanlarının artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca geçmişte uygulanan artırımlı hizmet puanı sisteminin yeniden yürürlüğe alınmasının önemli bir teşvik olacağını söyledi.
Türk Eğitim-Sen Hakkâri Şubesi açıklamasında, öğretmenlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesinin eğitim geleceği açısından zorunluluk olduğu vurgulanarak, tüm kurum ve yetkililere çözüm çağrısında bulunuldu.