Hakkari Eğitim-Sen'den MEB'e eleştiri: Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor

Hakkari Eğitim-Sen, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde yaptığı yazılı açıklamada, eğitim sisteminin yapısal sorunlarına, öğrencilerin beslenme ve eğitim giderlerine, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına dikkat çekti.

Açıklamada, “Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor” denilerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın eğitim politikaları eleştirildi.

Eğitim-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, yeni eğitim-öğretim yılının Türkiye'de yıllardır biriken yapısal sorunlar ve ekonomik krizin gölgesinde başladığı belirtildi. Milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisinin okullara döndüğü, velilerin ise eğitim yılı başlamadan artan harcamalarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ SORUNLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiyesi, eğitimin piyasalaştırılması ve dinselleştirilmesi ile eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle kriz yaşadığı savunulan açıklamada, okulların fiziki, hijyenik ve güvenlik sorunlarının sürdüğü belirtildi.

Öğrencilerin okulda ücretsiz, sağlıklı bir öğüne ve temiz içme suyuna erişemediği ifade edilen açıklamada, eğitim emekçilerinin ise yoksulluk sınırının altında kalan ücretler, güvencesiz istihdam, norm kadro baskısı ve artan idari müdahaleler altında çalıştığı kaydedildi.

“MEB EĞİTİMİN GERÇEK SORUNLARINDAN UZAK”

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı Genelge'nin, Bakanlığın eğitimin gerçek sorunlarından uzak olduğunu gösterdiği ileri sürülen açıklamada, MEB'in kamusal, ekonomik ve pedagojik sorunlara çözüm üretmek yerine şekilci, denetimci ve ideolojik yaklaşımını sürdürdüğü savunuldu.

Açıklamada, önlük uygulaması, norm kadro baskısı, Millî Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen düzenlemeler ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” müfredatı eleştirildi.

Öğretmenlerin mesleki saygınlığının kıyafetle değil, ürettikleri emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabilecekleri ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanabileceği belirtilerek, eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye yönelik uygulamaların kabul edilmediği ifade edildi.

NORM KADRO VE ALAN DEĞİŞİKLİĞİ TEPKİSİ

Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve Millî Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesinin, eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine müdahale olduğu savunuldu.

Açıklamada, plansız öğretmen istihdamının, yanlış norm kadro politikalarının ve idari hataların sorumlusunun öğretmenler olmadığı belirtilerek, öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan vazgeçilmesi istendi.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ” ELEŞTİRİSİ

Eğitim-Sen, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı verilen müfredatın bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaştığını savundu. Açıklamada, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yerine belirli değer ve ideolojik kalıpları merkeze alan anlayışın kabul edilmediği belirtildi.

Eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve anadilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla hazırlanması gerektiği ifade edildi.

OKUL MASRAFLARI AİLELERİ ZORLUYOR

Eğitim-Sen'in açıklamasında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının veliler açısından ağır bir ekonomik yükle başladığı belirtildi. Kırtasiye malzemelerinden okul çantasına, kıyafetten ayakkabıya, servisten beslenmeye ve yardımcı kaynaklara kadar birçok eğitim harcamasında yaşanan artışın, özellikle düşük gelirli ailelerin bütçesini zorladığı kaydedildi.

Açıklamada, okul kademelerine göre eğitim yılı başlangıç giderlerine ilişkin şu tahminlere yer verildi:

Okul kademesi2024-20252025-20262026-2027
İlkokul1.800-2.400 TL2.800-3.800 TL4.200-5.800 TL
Ortaokul2.500-3.500 TL4.000-5.800 TL5.800-8.200 TL
Lise2.800-4.000 TL4.000-5.800 TL6.500-9.500 TL

Bu rakamların kırtasiye, çanta, okul kıyafeti ve ayakkabı gibi temel başlangıç giderlerine ilişkin olduğu belirtilen açıklamada, ilkokul düzeyinde toplam başlangıç maliyetinin 6.700-9.600 TL, ortaokulda 8.800-12.700 TL, lisede ise 10.000-14.700 TL aralığına çıktığı ifade edildi.

Servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içinde ortaya çıkan diğer giderlerin bu tutarlara dahil olmadığı belirtilerek, birden fazla çocuğu eğitim gören ailelerde ekonomik yükün daha da arttığı vurgulandı.

“ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI AİLELERİNİN GELİR DÜZEYİNE BIRAKILAMAZ”

Eğitim-Sen, ailelerin gelir düzeyinin çocukların hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesini eğitim hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Açıklamada, “Çocukların eğitim hakkı ailelerinin gelir düzeyine bırakılamaz” denilerek, tüm öğrencilere ayrım gözetilmeksizin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması gerektiği ifade edildi.

EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN ÖZLÜK HAKLARI

Eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında kalan maaşlarla ve eriyen satın alma gücüyle yaşam mücadelesi verdiği belirtilen açıklamada, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimlerinin kalıcı hale getirildiği savunuldu.

Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun öğretmenleri “öğretmen”, “uzman öğretmen” ve “başöğretmen” olarak hiyerarşik biçimde ayrıştırdığı belirtilerek, bunun mesleğin bütünlüğüne ve çalışma barışına zarar verdiği ileri sürüldü.

Eğitim emekçilerinin ihtiyacının unvan yarışı değil, eşit işe eşit ücret, mesleki özerklik, güvenceli istihdam ve insanca yaşam koşulları olduğu ifade edildi.

EĞİTİM-SEN'DEN ÇAĞRI

Eğitim-Sen, siyasi iktidar ve Millî Eğitim Bakanlığı'na yönelik çağrısında şu talepleri sıraladı:

  • Eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması ve insanca yaşam koşullarının güvence altına alınması.
  • Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına son verilmesi.
  • Her okula ihtiyacı oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılması, temizlik ve güvenlik personelinin kadrolu istihdam edilmesi.
  • Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması.
  • Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz temin edilmesi.
  • Kayıt parası ve zorunlu bağış uygulamalarına son verilmesi, kamu okullarının temel giderlerinin bütçeden karşılanması.
  • Okul servis ve ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesi.
  • Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarına son verilmesi.
  • Öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik önlük, kılık-kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelerin kaldırılması.

Açıklamanın sonunda, okulların bütçesiz bırakılması, eğitim harcamalarının velilere yüklenmesi ve eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesinin aynı politikaların parçaları olduğu savunuldu. Eğitim-Sen, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da öğrencilerin eğitim hakkı, velilerin ekonomik yükünün kaldırılması ve eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması için mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Hakkari Haberleri Haberleri

Birlik ve Kardeşilik mesajları
İki ayrı trafik kazası: 1 yaralı
Hakkari'de Anız yangını korkuttu
Ankara’da Kritik Buluşma
Aylık 3 bin 500 TL burs desteği