Açıklamada, olayın büyük bir üzüntü ve öfkeyle karşılandığı belirtilerek, hayatını kaybeden Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir için başsağlığı dilekleri iletildi.
“Kadına yönelik şiddetin ulaştığı boyut”
Baro ve ÖHD, olayın kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve erkek şiddetinin ulaştığı vahim boyutu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Açıklamada, özellikle ayrılma ve boşanma süreçlerinde kadınların daha fazla şiddet riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
Koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkili şekilde işletilmemesinin benzer trajedilere zemin hazırladığı ifade edilerek, kamu kurumlarına sorumluluk çağrısı yapıldı.
Boşanma süreci ve iddialar
Açıklamada, mağdur kadının yaklaşık 10 gün önce boşanma davası açtığı, sürecin devam ettiği ve taraf aileleri arasında görüşmeler yapıldığı bilgisine yer verildi. Son görüşmede boşanma kararının kesinleştiği, saldırının ise bu sürecin ardından gerçekleştiği aktarıldı.
Ayrıca, evlilik süresince sistematik şiddet iddialarının bulunduğu, kadının daha önce ayrılma girişimlerinin olduğu ancak çeşitli baskılar nedeniyle bu sürecin sürdürülemediği öne sürüldü.
“Bireysel silahlanma vurgusu”
Açıklamada, olayın aynı zamanda bireysel silahlanmanın ve silahın gündelik yaşamda yaygınlaşmasının ağır sonuçlarını ortaya koyduğu belirtildi. Şiddetin önlenmesinde silahlanma yerine etkin koruma politikalarının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
“Etkin soruşturma çağrısı”
Baro ve ÖHD, olayın tüm yönleriyle bağımsız, tarafsız ve etkin bir soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini vurguladı. Olay öncesine ilişkin şiddet, tehdit ve baskı iddialarının titizlikle araştırılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca, ihmali bulunan kişi veya kurumların tespit edilerek yargı önünde hesap vermesinin sağlanması gerektiği belirtildi.
Hakkari Barosu ve ÖHD Hakkari Şubesi, sürecin takipçisi olacaklarını ve adaletin sağlanması için hukuki girişimlerini sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.