Eğitim-Bir-Sen Hakkari Şube Başkanı Gür, yaptığı açıklamada Hakkari’de yaşanan öğretmen ihtiyacının eğitimde fırsat eşitliği açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin bazı illerinde norm fazlası öğretmenler bulunurken, bazı bölgelerde öğretmen ihtiyacının devam etmesinin üzerinde düşünülmesi gereken bir durum olduğunu belirten Gür, “Artık hayati bir ciddiyette öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Ana branşlarda dahi öğretmen eksikliği yaşanırken, ülkemizin bazı illerinde norm fazlası öğretmenlerin bulunması üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir çelişkidir” dedi.
“HAKKARİ’DE DOĞMAK BİR ÇOCUĞUN TERCİHİ DEĞİL”
Öğretmen açığının yalnızca personel eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gür, eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekti.
Gür, “Bir tarafta norm fazlası öğretmen, diğer tarafta öğretmen bekleyen çocuklarımız… Bu tablo hak ve hakkaniyet, vicdan ve sosyal devlet gereği, fırsat eşitliği için değişmek zorundadır” ifadelerini kullandı.
Hakkari’de doğan çocukların da Türkiye’nin diğer kentlerindeki öğrencilerle aynı merkezi sınavlara girdiğini belirten Gür, eğitim imkanlarının da mümkün olduğunca eşitlenmesi gerektiğini söyledi.
Gür, “Hakkari’de doğmak bir çocuğun tercihi değildir. Ancak o çocuğa nitelikli eğitim ulaştırmak devletimizin sorumluluğudur. Bugün Hakkari’deki çocuğumuz da İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki çocuğumuz da aynı merkezi sınavlara giriyor; aynı sorularla, aynı süreyle ve aynı başarı ölçütleriyle değerlendiriliyor. Öyleyse eğitim imkanlarının da mümkün olduğunca birbirine yaklaştırılması gerekir. Çocuklarımız ayrıcalık istemiyor, adalet istiyor” dedi.
“ÖĞRETMENİ ZORLA DEĞİL, TEŞVİK EDEREK TUTALIM”
Öğretmenlerin tayin istemesinin doğal bir hak olduğunu vurgulayan Gür, sorunun öğretmenlerin tayin istemesi değil, öğretmenleri sürekli ayrılmaya yönelten şartlar olduğunu savundu.
Gür, “Hakkari’de yıllarca fedakarca görev yaptıktan sonra ailesinin yanına gitmek, memleketine dönmek veya hayatını başka bir şehirde sürdürmek isteyen hiçbir öğretmenimizi suçlamıyoruz. Tayin istemek öğretmenimizin en tabii hakkıdır. Meselemiz giden öğretmen değil, öğretmeni sürekli gitmeye mecbur bırakan şartlardır” ifadelerini kullandı.
Çözümün zorunlu hizmet sürelerinin uzatılması veya tayin hakkının sınırlandırılması olmadığını belirten Gür, öğretmenlerin gönüllü olarak bölgede daha uzun süre görev yapmasını sağlayacak ekonomik, sosyal ve mesleki imkanların oluşturulması gerektiğini söyledi.
“MAHRUMİYET VE ZORUNLU HİZMET TAZMİNATI ÖDENMELİ”
Gür, Hakkari başta olmak üzere coğrafi ve sosyal açıdan zor şartlara sahip bölgelerde görev yapan öğretmenlere özel bir tazminat verilmesini talep etti.
Gür, “Hakkari başta olmak üzere coğrafi ve sosyal olarak zor şartlara sahip yerleşim yerlerinde çalışan öğretmenlerimize ‘Mahrumiyet ve Zorunlu Hizmet Tazminatı’ ödenmelidir” dedi.
Öğretmenlerin barınma sorunlarının da çözülmesi gerektiğini belirten Gür, lojman imkanlarının artırılması ve gerekli yerlerde kira desteği sağlanması çağrısında bulundu. Hizmet puanı ve mesleki teşviklerin de bu bölgelerde görev yapmayı cazip hale getirecek şekilde yeniden düzenlenmesini istedi.
Gür, “Biz öğretmen zorla Hakkari’de tutulsun veya zorla Hakkari’ye getirilsin demiyoruz. Biz Hakkari’mizin öğretmenlerimizin gönüllü olarak tercih edeceği, görev yaptığı süre boyunca kendilerini değerli hissedecekleri ve imkan bulduklarında hemen ayrılmak zorunda kalmayacakları bir eğitim ortamına kavuşturulmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Öğretmenlerin aynı okul ve bölgede daha uzun süre görev yapmasının eğitimde sürekliliğe katkı sağlayacağını belirten Gür, öğretmenlerin öğrencilerini, ailelerini ve şehri daha iyi tanıyacağını, bunun da kurumsal hafızayı güçlendireceğini ifade etti.
“BÖLGESEL BİR İMTİYAZ DEĞİL”
Mahrumiyet tazminatı talebinin yalnızca Hakkari’ye yönelik olmadığını vurgulayan Gür, benzer şartlara sahip illerde de aynı uygulamanın hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Gür, “Bu talebimiz sadece Hakkari için değildir. Şartların ağır olduğu Şırnak’ta, Ağrı’da, Van’da veya ülkemizin herhangi bir ilinde, ilçesinde ve köyünde aynı hakkaniyet ölçüsü uygulanmalıdır. Talebimiz bölgesel bir imtiyaz değil, ülke çapında adaletli bir eğitim politikasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Gür, öğretmen ihtiyacının yalnızca kadro ve sayı üzerinden değil; coğrafi şartlar, mahrumiyet, barınma, hakkaniyet ve fırsat eşitliği açısından ele alınması gerektiğini belirtti.
Gür, açıklamasının sonunda, “Öğretmensiz sınıf kalmasın. Mahrumiyet çocuklarımızın kaderi olmasın. Öğretmenin fedakarlığı karşılıksız bırakılmasın. Tayin isteyen öğretmenimiz suçlanmasın, kalmak isteyen öğretmenimizin şartları iyileştirilsin. Ve bir çocuğun geleceğini doğduğu coğrafya belirlemesin” ifadelerini kullandı.
Eğitim-Bir-Sen Hakkari Şubesi olarak öğrencilerin eğitim hakkını ve öğretmenlerin özlük haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Gür, açıklamasını kamuoyu ve ilgili mercilere çağrıda bulunarak tamamladı.