Türkiye'de barış, eşit yurttaşlık ve demokratik çözüm arayışlarına katkı sunmak amacıyla kadınlar, aydınlar, sanatçılar, akademisyenler, işçiler ve gençlerin öncülüğünde hazırlanan “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” deklarasyonu İstanbul-Eyüp Sultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde kamuoyuna açıklandı.
Anmada çok sayıda akademisyen, siyasetçi, gazeteci, sivil toplum kurumu temsilcileri söz aldı.
"Gerçek masallar, toplumlar kendi geleceğini düşlemekten vazgeçmediğinde başlar" mesajıyla yola çıkan imzacılar, Doğu ve Batı masallarında "1001" sayısının tükenmeyen umudun, karanlığı sabırla aydınlığa çevirmenin simgesi olduğunu belirterek; çatışma ve ayrışma zeminine karşı toplumsal barışı savunma çağrısı yaptı.
Deklarasyon metnini Gazeteci Nezahat Doğan okudu.
Deklarasyon metninde, "Masallar gerçeği gizlemek için değil, gerçeğin canını yakıp onu yeniden inşa etmek için anlatılır" ifadesine yer verilerek, toplumsal hikâyenin akışını değiştirmek üzere bir araya gelindiği vurgulandı. Çatışmanın, ayrışmanın ve sessizliğin karanlığına karşı barıştan yana net bir tutum alındığı ifade edildi.
Metindeki başlıklar şöyle:
- Türkiye'de devam eden çözüm süreci bağlamında, ilk etapta silahsızlanmayı ve şiddetin her türlüsünün ülkenin ve toplumun gündeminden tamamen çıkarılmasını destekliyoruz.
- Sorunun asıl kaynağının Kürt varlığının inkârı olduğu bilinciyle, eşit yurttaşlık talebinin anayasal güvenceye alınmasını, anadilinde eğitim hakkının tanınmasını ve böylece tarihsel haksızlıkların giderilmesine yönelik çabaları destekliyoruz.
- Türkiye Cumhuriyeti'nin özgür, demokratik ve hukuk devleti eksenine oturtulma çabalarını, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının eksiksiz uygulanması taleplerini destekliyoruz.
- Türkiye'de Cumhuriyet tarihiyle yaşıt bu çatışmalı sorunun çözümünde rol alan aktörlerin özgür ve eşit koşullarda müzakere edebilme olanağının sağlanmasını; AİHM kararları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin talepleri çerçevesinde umut hakkından yararlanma ilkesinin hayata geçirilmesini destekliyoruz.”