AİHM Osman Kavala kararını açıkladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017'den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın ikinci başvurusunda Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddelerini ihlal ettiğine hükmetti.

Mahkeme, ihlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğine karar verdi.

AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire, Kavala'nın özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Mahkeme ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının anlamlı bir tahliye veya yeniden değerlendirme imkanı sunmamasının insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağıyla bağdaşmadığına karar verdi.

AİHM'den 6 maddede ihlal kararı

Büyük Daire, Kavala'nın ikinci başvurusunda AİHS'nin 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddelerinin ihlal edildiğine karar verdi.

AİHS'nin 5. maddesi kapsamında Kavala'nın özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yeterli hukuki ve olgusal temele dayanmadığı değerlendirilirken, adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. madde kapsamında ise suçlamalar ile Kavala'nın eylemleri arasında yeterli nedensellik bağının kurulmadığı belirtildi.

Mahkeme, bazı tanıkların dinlenmesi yönündeki taleplerin yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ve yargılamanın bir bütün olarak "açık bir adaletsizlik" düzeyine ulaştığını kaydetti.

AİHM ayrıca mahkumiyet kararında yapılan hukuki yorumun öngörülebilirlik şartını karşılamadığı gerekçesiyle AİHS'nin 7. maddesinin de ihlal edildiğine hükmetti.

Kavala'nın sivil toplum faaliyetleri ve Gezi Parkı olayları kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin ceza yargılamasında suç unsuru olarak değerlendirilmesinin ise ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal ettiği belirtildi.

"En kısa sürede serbest bırakılmalı"

AİHM, AİHS'nin 46. maddesi kapsamında Türkiye'nin tespit edilen ihlallerin sonuçlarını ortadan kaldırmak için gerekli bireysel tedbirleri alması gerektiğini bildirdi.

Mahkeme, bu kapsamda en uygun tedbirin Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılması olduğunu belirtti.

Kararın uygulanmasının denetimi ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından gerçekleştirilecek. AİHM ayrıca insan hakları savunucuları, gazeteciler ve muhaliflerin geniş ve öngörülemeyen suç tanımları üzerinden cezalandırılmasının önlenmesi, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları için etkili bir yeniden değerlendirme mekanizması oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.

Kavala 2017'den bu yana cezaevinde

Osman Kavala, 18 Ekim 2017'de İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı. Gezi Parkı eylemleriyle ilgili soruşturma kapsamında 14 gün gözaltında tutulduktan sonra 1 Kasım 2017'de tutuklandı.

AİHM, Kavala'nın ilk başvurusunda 10 Aralık 2019'da karar vermiş ve tutukluluğunun AİHS'nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme ayrıca tutukluluğun Kavala'yı ve diğer insan hakları savunucularını susturmak ve caydırmak gibi Sözleşme'de öngörülmeyen bir amaç taşıdığı sonucuna varmıştı.

AİHM, Türkiye'nin Kavala'nın tutukluluğuna son vermesi ve serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmişti. Karar Mayıs 2020'de kesinleşmesine rağmen Kavala serbest bırakılmadı.

Dosya Avrupa Konseyi'ne taşındı

Kavala'nın tahliye edilmemesinin ardından dosya, AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin gündemine taşındı.

Bakanlar Komitesi, 2 Şubat 2022'de Türkiye'nin 2019 tarihli Kavala kararını uygulayıp uygulamadığının belirlenmesi amacıyla AİHS'nin 46/4. maddesi kapsamındaki ihlal prosedürünü başlattı.

AİHM Büyük Dairesi ise 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin 2019 tarihli karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti.

Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

Türkiye'deki yargı sürecinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Kavala'yı casusluk suçlamasından beraat ettirdi ancak Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı olarak "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023'te söz konusu cezayı onadı ve mahkumiyet kesinleşti.

Kavala'nın avukatları bunun ardından 18 Ocak 2024'te AİHM'ye ikinci kez başvurdu. Dosya, 16 Aralık 2025'te AİHM Büyük Dairesi'ne gönderildi. 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire'deki duruşma ise 25 Mart 2026'da yapıldı.

Kararın ardından gözler Türkiye'de

AİHM'nin ihlal kararı, Türkiye'deki ceza mahkemesinin kararını otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. AİHM, ulusal mahkemeler gibi ceza yargılamasını yeniden yapmıyor.

Bununla birlikte AİHM kararları, AİHS'nin 46. maddesi uyarınca taraf devletler açısından bağlayıcı nitelik taşıyor. Kararın uygulanıp uygulanmadığını ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetliyor.

Kararın ardından gözler, AİHM'nin tespit ettiği ihlallerin Türkiye tarafından nasıl uygulanacağına ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin atacağı adımlara çevrildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Gündem Haberleri

Amaç süreci sabote etmek
İnfaz sisteminde değişiklik sinyali
Alparslan Kuytul ve eşi tutuklandı
Görevden alınacak’ iddiası
Çerçeve yasa açıklaması