Abdurrahman Aşkan

Abdurrahman Aşkan

Sayın Ankara

Hakkâri suyuyla, havasıyla, doğasıyla, tabiatıyla, özü ve sözüyle ve en önemlisi insanlığıyla ülkemizin en nadide şehridir.

Tarihi, mekânı, konumu, kültürü… Kısacası her yönüyle bir başkadır.

Hakkâri sadece medyanın önde gelen haber kanallarında ki Seyir Tepesi, Golazüryan, Sat gölleri, Berçelan yaylaları, bir iki kurdele kesme, kameralar karşısında seçilmiş birkaç ev ziyaretlerinden ibaret değildir.

Hakkâri aynı zaman da vergisini verip ulaşımın hala ulaşamadığı mağdur edilen nice evlerdir. Tek girişli şehirdir. Aynı mahalle sınırları içerisinde yolu iki kepçe toprakla ulaşıma kapatılan ildir.

Suyu bol ama susuz kalan kadim şehirdir.

Parke, bordür taşı vb. yüksek meblağa tamamlanıp, daha üstünden geçilmeden yeniden ihale edilip yeni bir projeyle üstlerine beton dökülerek israfın en alasına imza atanların vicdanları sızlamayanların şehridir. (parke taşları kepçeyle kaldırılıp boş bir alanda istiflenerek halkın ya da belediyenin hizmetlerinde tekrar kullanılabilirdi).

Değil orman yangınları, bir ağaç bile yan yatsa herkesin seferber olduğu ama kurumlar adına dikilen binaların yerleşkelerinde yeni bir ağaçlandırma ihalesi çıkartmak adına (Orman İşletme Müdürlüğünün karşısında) devrilen, kırılan, heba edilip molozlarla çöplüğe gömülen dev (çam, dişbudak, akasya türü) ağaçların, başka bir alana taşınmasına göz yuman sorumluların herhangi bir çabaya girilmeyen şehavuz.jpghirdir…

 

Otluca köyündeki Tümsek mahallesinde 15 yıldır 2 ihaleyle hala bitirilmeyen köy sulama havuzu 3.4.5’nci ihaleye zemin hazırlayan şehirdir.

Dün Ankara’dan Bakan, Müfettiş ekip gelecek denildiğinde tüm kurumların titrediği, esas duruşa geçtiği, bugün ise sadece uğrayacağı mekân ve geçeceği güzergâh belli olduğundan, belli alanların pırıl pırıl yıkanıp süslendirilen, misafire hazır hale getirilen kenttir. İl de ki kurumlar arası denetlemeler çat kapı arka kapıdan girilirse denetleme olur. Ötesi çaya davet, çikolata almaya teşekkürdür…

Bürokrasi; makam, ev, araç üçgeninde mekik dokuyacaksa, halkla bir duygudaşlık kurulmayacaksa; nasıl görsün sağlık ocakların çevresini? Vergili yolsuz evleri? Okul bahçelerinde kurumaya yüz tutan ağaçları, çiçeksiz toz bahçeleri? 100 metre yol için kilometrelerce yol dolanmayı? Yangınla değil, kepçeyle devrilen dev yarım asırlık ağaçları? Maske ve toz karışımı sıvanan kaldırımları?…

Hakkâri, sorgulayanı, denetleyeni olmayan şehirdir.

Hakkâri’ye tarihinin yatırımı yapıldı denilmesi doğrudur. Lakin o yatırımların nerelere nasıl harcandığı, kimlere peşkeş çekildiği, nasıl denetlenmediğinin senedidir.  

Allah’ım! Zengine destek amaçlı tek renk bina boyama ihalesini halkın aciliyet gerektiren su, yol, temizlik, yeşil alan, park gibi hizmetlere değil de zamansız ve gereksiz harcayanları sen affet…

Allah’ım! İl yöneticilerimizi, kurum müdürlerimizi, bu halkın mıskal zere vergisini; şahsi menfaatine, mevkiine heba edenleri affet…

Allah’ım! Ensesinde ki akreplerle yol alanları uyaran ve uyandıranları rızan haricinde karşılık eklemeyenlerden eyle bizi…

Selam ve dua ile…

           

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
3 Yorum