Abdurrahman Aşkan

Abdurrahman Aşkan

ÖĞRET(M)ENİ BİZ ÖLDÜRDÜK

Biz; ilkin öğreten anne babayı, ardında anne baba dediğimiz öğretmenleri öldürdük. 
Biz; ahlaklı, edepli, hayâlı, insan(lığ)a faydalı birer birey olsun diye evlatları üzerinde söz sahibi ebeveynleri “aşırı, sıkıcı, eski kafa” diye öldürdük. 

Oğluna da kızına da “artık gençsin, ergensin anneyi-babayı, büyüğünü dinleme, özgürlük hakların var” diye gaz verip, gaza getirdik. Şimdi de o gazın önünü kesmekte, vanayı kapatmakta zorlanıp, aciz kalmaktayız.  

Biz; öğretmenlere “eti senin kemiği benim” diyen geçmiş neslin velilerine gerici, yobaz, cahil demekle öldürdük. 

Biz; yarın(evlat)larımızın yararı adına ses tonunu yükselten öğretmenlerimizi tehditle, şantajla…
Edep, hürmet, terbiye, hayâ adına nasihat edenlere tacizci kulpunu takarak sınıf basmaya, öğretmenlere fiziki şiddet uygulamaya kalktık... 

Biz; çocuklarımızla koltuğa uzanarak; elimizde çay, önümüzde kahve kahkaha arasında; öğretmenlerimizi rencide eden, alaya alan… Öğrencileri(geleceği)mizi uyuşturucuya, içkiye, çete kurmaya, flörte, nefsani arzu ve isteklere teşvik eden filmleri, magazinleri, reklamları alkışlayarak, onaylayarak, seyretmekle öldürdük. 

Biz; “oğlum- kızım evde öğretmen biziz. Bize karşı edebin, ahlakın, duruşun, üslubun neyse; daha güzeliyle okulda ki öğretmenlerine karşı da o olsun. Sakın ha! Ben bildiğimi okurum, istediğimi yaparım hevesine ve düşüncesine kapılma. Bizleri de insan dışı davranışlarında arkandaymışız gibi bir hayalin hayaliyle övünme” demediğimiz için öldürdük. 

Biz; öğretmenlerimizin ellerinde disiplini alarak öldürdük, yasalar ve kanunlarla heybetlerini ezerek öldürdük. Saygınlıklarını alay ederek öldürdük.   Bilgilerini bilgisiz sanarak öldürdük. Hâsılı kelam çokbilmişliğimizin bilgisizliğiyle, okumamış avukatlığımızla, çocuklarımızın, talebelerimizin gözünde değersizleştirerek öldürdük… 

Biz öğretmenler de; eli kolu bağlı sus pus içinde Adliyede ifade, Bakanlıkta soruşturma, Milli Eğitim Müdürlüğünde uzaklaştırma, Müdürlükte susturulma, veliler içinde şiddetçi, tacizci öğretmen adıyla anılmamak korkusu ve tereddüdüyle ter dökerken… Derslere adapta olup sağlıklı, başarılı bir eğitimi nasıl sunabiliriz? Düşüncesindeyiz, telaşındayız…  

Biz öğretmenler; iğneyi kendimize, çuvaldızı öğrenci ve velilere batırırken; ergenlik çağında ki erkek öğrencisinin karşısına podyumluk, minik etekli, açık göğüs dekolteyli kız öğrencilerimizi çıkartırken; hiç empati kurduk mu? Kız ve erkek öğrencilerimize nasıl bir model olduğumuzu düşündük mü?...   
ÖĞRET(M)EN büyük bir kelimedir. Ve büyük insanlar eğitir… 

Tüm okul idarecilerimizin “Disiplin varsa başarı da vardır” düsturunu hayatları pahasına okullarımızda oturtmaları dileğiyle…  
Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
1 Yorum