Abdurrahman Aşkan

Abdurrahman Aşkan

Irkçılık

Allah’ın bir ayetini dışlamak ırkçılıktır. Camide bir sütunu kırmak ırkçılıktır. Güneşe sevinip, geceyi sövmek ırkçılıktır. Beyazı kucaklayıp, siyahı ezmek ırkçılıktır. 124 Bin Peygamberden 1 Peygamberi kabullenmemek ırkçılıktır… Irkçılık; tedavisi olmayan dünyanın en pis hastalığıdır.

Ebeveynin evladına ırkçılığı aşılaması, kürtaj yapmasından daha vahim değil mi?

Doğunun en ücra köşelerinin köy okulları yolunda kavurucu sıcaklığa, fırtınalı havaya, 2- 3 metre boya ulaşan kar yığınlarına aldırış etmeden; düşe kalka bir elinde yoğurt dolu mencelok (kova), diğer elinde içi peynir, tandır ekmeği, tereyağı bohçasıyla, Anadolu’dan Hakkâri’ye gelmiş öğretmenine “gurbetten gelmiş”. Diyerek evladından daha çok sahiplenen Xeme nineler,  Mahbup anneler, Kasım amcalar Kürt’tü…

Yıkık, dökük evinin en lüks odasını yıllar boyunca öğretmenine vakfeden ev reisleri Temer dedeler Kürt’tü…

Ülkenin merkezi konumunda ki Yozgat ilinin insan sevdalısı insanlarının; “Hakkâri’den okumaya gelmiş” diyerek, lise dönemi boyunca dokuz günlük kurban bayramları tatilleri boyunca evinde ağırlayan, her hafta sonu öğrencinin her bir temizlik ihtiyacını karşılayan babayiğit Sait amcalar Türk’tü…

Doğudan gelen öğrenciyi evladından ayırtmayan, yaz tatili memleket dönüşü başlayınca yolda masraf yapmasın, yolda aç kalmasın diye tuzluktan yumurtaya, poğaçadan içeceğine kadar ayrı bir bohça hazırlayan Fatma anneler Türk’tü…

Bunlar o günün okumamış cahil takımı dediğimiz, hor gördüğümüz insanları...

Bugün; en kıdemsizi lise mezunundan, lisanslısına, makam sahibi bürokrasiden, ün yapmış sözde Profesör konumunda ki çağdaş, özgürlükçü ve medeniyet takımının; insanı ötekileştiren, takımlara, gruplara, partilere, renklere, ırklara ayıran, insani değerlerden ve insanlıktan kopmuş beşer suratında ki düşük seviyeli mahlukatların duruşu…

Gerek Anadolu’da, gerek Mezopotamya da, gerekse de dünya da ırkları, renkleri farklı binlerce evli insan(ımız) var. Bunlar çocuklarına hangisini dışlatılacaklar? Anne tarafını mı, baba tarafını mı? Bu hastalık değil mi?...

Hangisi insani, hangisi (söylemesinde bile hicap ettiğimiz) hayvani? Onu gelin devenin de zerrenin de yaratıcısı olan Allah’ın kelamından (Kur-an’i Kerim), elçisi olan Peygamberin (Hadis-i Şeriflerinden)den okuyalım…

 "Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır”. Hucurât Suresi 13. Ayet

“Ey insanlar! İyi biliniz ki muhakkak Rabbiniz birdir ve babanız da birdir. Bakınız, iyi kulak veriniz, ne Arap’ın Acem’e, ne Acem’in Arap’a, ne beyazın siyaha, ne de siyahın beyaza takva dışında herhangi bir üstünlüğü yoktur". Hadis                                                        
            "Kim ki, asabiyet (ırkçılık) iddiasında bulunursa bizden değildir, ırkçılık uğrunda savaşan bizden değildir ve ırkçılık uğrunda ölen bizden değildir." Hadis

Hani, milliyetin İslâm idi? Kavmiyet ne?
          Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine,

Arnavutluk ne demek? Var mı şeriatta yeri?
Küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri!
Arab’ın Türk’e; Lâz’ın Çerkez’e, yahut Kürd’e;
Acem’in Çinli’ye rüçhânı mı varmış, nerde?
Müslümanlıkta anâsır mı olurmuş? Ne gezer?
Fikr-i kavmiyeti tel’in ediyor Peygamber…  Mehmet Akif ERSOY

 

Selam ve dua ile…

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumlarınız editör onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur. Kurumumuz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
3 Yorum